Dyt. Güner ERBAY

Kahvenin marifetleri

Dyt. Güner ERBAY

  • 241

Biliyoruz ki, kahve bize uzun yıllar Yemen'den gelmiş. Bu sebeple güzel bir de türkü yapmışız ona "kahve Yemenden gelir, havar yarim, bülbül çimende gelir vay vay" fakat Yemen bizim içimizde bir yaradır, bizler o yarayı oluşturan günlerden çok uzak olsak da hissediyoruz o yaranın sızısını. Türkçede; bir renge onun adı verilmiştir. Kahve gerçekten de bu rengi layığı ile temsil eder. Onun en az rengi kadar şöhretli olan bir yanı daha vardır. Kokusu!

Kahve kokusunu, içinde bulunan trigonellin alkoloidi ve klorojenik asit verir. Bu iki madde kahveye acımsı ve buruk bir tat verirler. Mutlu ve mutsuz anlarımıza, bir yiyecek yahut bir koku eşlik etmişse, hayatımız boyunca o yiyecekle veya kokuyla birlikte, aynı duyguları bilinçaltı yaşıyoruz. Bu sebeple kahveye kırk yıl hatır biçilmiş olmalı ve bu sebeple sofralarda sorunlardan bahsedilmez. Sofra adabımızda; tüm aile birlikte, hoşsohbet ve hoşgörünün hakim olduğu bir atmosfer yaratmak esastır.

Kahve dinçlik verir. Kendini dinç hissedebilmek moralimizi yükseltir, yüksek moral hayata pozitif bakmanızı sağlar. Böylece kahve, çevremize karşı daha anlayışlı ve hoşgörülü olabilmeyi getiren bir içecek olur. Kahve vücudumuza ilk önce kokusu ile giriyor. Kahvenin sadece kokusu bile insanda bir rahatlama duygusu oluşturuyor. Kahve gibi güzel kokular hafızayı kuvvetlendiriyormuş! Kahve deyince akla hemencecik içinde bulunan kafein kimyasalı geliyor. Bitki bu maddeyi kendisine sarlaşan böcekleri öldürmek için yapıyor. Kafein kahvenin adı ile müsemma bir bileşik olsa da başka içeceklerde de bulunan bir maddedir. Çay, cola, kakaoda da önemli oranda kafein vardır. Kafein içeriği en yüksek olan kahve espresso çeşiti oluyor. Daha sonra sıralamada filtre kahve ve Türk kahvesi geliyor. Filtre kahve ile Türk kahvesi hemen hemen aynı oranda kafein içerirken Türk kahvesi daha fazla antioksidan maddeler ihtiva etmesiyle filtre kahveye fark atıp solluyor. Granül kahvelerde örneğin gold kahvede kafein daha az; ne var ki bu tip kahvelerde kahvenin suda çözünürlüğünü sağlayabilmek için yapılan işlemlerle, birçok zararlı madde kahveye ilave edilmiş oluyor. Birde latte kahveler var. Bunlar bir nevi bildiğimiz sütlü kahve ancak latteleri espresso kahve olarak düşünmek gerekir. Kafein oranları, espresso kahvede süt içermesi nedeni ile biraz daha az olsa da, diğer çeşitlerle mukayese edildiğinde oldukça fazladır. İnsanda günlük kafein alımının en fazla 300 mg olması tavsiye ediliyor. Kafeinin vücudumuzda yarılanma süresi altı saat kadar. Tam olarak vücuttan uzaklaştırılması on saati bulabiliyor. Bu sebeple uykumuzu etkilememesi amaçlandığında son kahveyi öğleden sonra 2'de içmemiz gerekiyor. Günde iki fincan Türk kahvesi içmek yeterlidir, üç fincanı ise geçmemek gerekir.

Kafein beyinde uyku hali oluşturan nörotransmitter adenozini inhibe eder. Böylece uyanıklık ve zihinsel performansı artırır. Bilişsel fonksiyonlarda intikal süresini kısaltır. Kafein zihinsel performans gibi, fiziksel performansı da artırır. Bu etkisini vücudun enerji üretimini artırarak yapar. Vücutta yağ yakımını artırır. Böylelikle bir miktar zayıflamaya da yardımcı olmuş olur. Zihinsel ve fiziksel dinçlik verir. Yorgunluğu alır. Kendini iyi hissetme hali oluşur fakat kafein oranı yükselirse işler karışmaya başlar; sinirlilik, huzursuzluk, çarpıntı, aritmi, uykusuzluk yapabilir. Aşırıya kaçmadan tüketilen kahve inflamasyonu önler. İnflamasyonun önlenmesinin sağlığımıza bir çok olumlu etkisi vardır. Bunlardan birisi de kalp damar sistemi üzerine olan olumlu etkisidir, ayrıca hafızayı da kuvvetlendirir.

Kafein yanında kahvede bulunan polifenolik antioksidanlar kahvenin son yıllardaki önemini artırdı. Polifenolik bileşikler antioksidan maddelerdir. Antioksidanlarınsa vücutta faydasının olmadığı yer yoktur denebilir. Özellikle de kanser önleyici olmaları bizi çok ilgilendirir. Yeni yapılan  araştırmalarda sütlü kahve kullanımında, bu polifenollerden daha iyi yaralandığımız ortaya çıktı. Tüm bunlar nazarı dikkate alındığında, günde bir fincan kahve içmeyi alışkanlık edinmenin, iyi olacağı sonucunu çıkarabiliriz. Elbette hamileler ve çocukları hariç tutuyorum. Çocuklar kahve içip kararmasın değil mi?! Kahveyle ilgi birkaç şiir yazdım, birisini buraya ilave etmek iyi olabilirdi, bende ettim.

Sevgilerimle...

FAL
Sabah kahvemi içtim.
Falımı kapattım.
Açınca fincanı,
Bir minik top,
Tabağına düştü.
Yakın zamanda,
Toplu para geliyor dedim.
Ne yalan söyleyeyim,
Sevindim.
İçine baktım fincanın.
Ooo herkes doluşmuş,
Ne çok insan vardı bilsen,
Ama kim kimdi,
Ne yapıyorlardı,
Bilemedim.
Fal bakmayı bilmem ben.
Yolları bilirim bir,
Birde haber getiren kuşları.
Ne yol vardı,
Ne haberci kuş.
Tırmanan, yürüyen,
Kafa kafaya verip konuşan,
Birileri birileri vardı.
Kafa kafaya verenlerden olamazdık,
Yalnızlardan,
Bir başına olanlardan
Hangisi sendin?
Hangisi ben?
Ama bu kolay soru,
Ne var ki bunu bilmeyecek,
Yürüyüp giden sen,
Tırmanan da ben!

Yazarın Diğer Yazıları