Dyt. Güner ERBAY

Yaren ve yar

Dyt. Güner ERBAY

  • 245

YAR kelimesini sözlüklerimiz sevgili, arkadaş, dost diye açıklıyor. Oysa ki dilimizde arkadaş, dost manasında yaren kelimesi kullanılır. O halde yar; sevgili, yaren; arkadaş, dost demek oluyor, fakat yaren arkadaş ve dostun da bir tık ilerisinde durur aslında... Hakikatli dost, hakikatli arkadaş demektir o.

Benimse yaren deyince ilk olarak Özay Gönlüm ve kendisinin üretmiş olduğu sazı gelir aklıma. Rahmetli bu saza yaren adını vermişti. Özay Gönlüm'ün TRT Radyoda, dinleyenlerin evine neşe ve huzur dolduran, kendisine özel bir proğramı vardı. Yaren adlı kendine özel sazı; saz, sazın küçüğü cura ve sazın büyüğü tamburadan oluşmuş üçlü bir sazdı. Bu üçünü boy sırasına göre üstüste bildirmişti. Haliyle oldukça büyük bir enstrüman olmuştu. Türküsünü söylerken bu üç sazı da mükemmel çalar, egeye has şivesiyle okuduğu türküler hemencene kalbinize dokunurdu. Aslen Denizlili olan Özay Gönlüm'ün radyodaki programları oldukça eğlenceliydi. Çünkü o programlarında sadece türkü söylemez biz dinleyicileriyle sohbetler de ederdi ve bu sohbetlerde kendi köyüne, ninesine ait anılar yer alır, bu anıları yöresel seslendirmelerle canlandırarak bize aktarırdı. "Denizli'nin Horozları" (Çil Horoz), "Asmam Çardaktan", "Cemilemin Gezdiği Dağlar Meşeli", "Osmanımın Mendili", "Evlerinin Önü Bulgur Kazanı" ve "Şu Dağlar Tepe Tepe" türküleriyle tanınan sanatçı, Kültür ve Turizm Bakanlığının Türkiye'yi tanıtım programı çerçevesinde 42 farklı ülkede 12 farklı dilde Türk halk müziği konserleri vermiş!. Ben onu "amanin iliman yanaktan" türküsü ile hatırlarım, türkünün gerçek ismi ise "asmam çardaktan"dır. TRT Radyodaki o programlarını ara ara tekrar dinleyebilsek, hatta Aşık Veysel'in programlarını da dinleyebilsek. Aşık Veysel'i Türkiye'de sevmeyen yoktur sanırım. Ona ait programları evde büyük bir sukunetle dinlediğimiz anları hatırlamak, bugün buruk bir mutluluk hissi veriyor insanın ruhuna... Ben onu babamın tarafından dedeme çok benzetirim. Dedem daha önce yazdığım gibi Kurtuluş savaşına katılmış bir gaziydi. Hem İnönü savaşlarında, hem de Büyük Taarruzda yer almış, dünya tatlısı bir dedeydi. Onun bize anlattığı savaş anılarının ve masallarının maalesef pek azı aklımda. Tuhaf bir şekilde, fiziken, rahmetli Aşık Veysel'e benzerdi rahmetli dedem. Konuşma şekli, sesi bile benzerdi; her ikisinin de ağır ve oturaklı bir konuşma tarzları vardı. Onların konuşurken seslerini dinlediğinizde, sadece sesleri, ne denli iyi, dürüst ve insancıl olduklarını size anlatırdı... Yeni yetişen gençlerimize bu halk ozanlarımızı layığı ile tanıtıp sevdirmemiz, onların hayatlarını da zenginleştirecek, renklendirecektir mutlaka.

Yaren ve yar kelimelerinden bahsetmek istiyordum. Hayatta, gerçekten yarenlik ettiğin birilerinin olması, önemli bir kazanımdır, çünkü varlıkları hayatı güzelleştirir. Bazen yarenin, kendi ailenden birisi de olabilir. Arada kıskançlığın olmadığı gerçekten iyi anlaştığın bir kardeşin varsa hazırda bir yarenin her zaman vardır. Böylece hayata cepte bir yarenle başlama lüksünü elde edersiniz. Yar içinse durum çok daha zordur. Yar sevgili anlamında olsa da, karşı cinsten birisine duyulan sevdanın muhatabıdır o. Sevgili yar kelimesinin karşılığı olamaz çünkü insanın evladı da sevgilisidir, kedisi köpeği de, fakat yari değildir. Yar bünyesinde pek çok anlamları barındırır. Bunlardan birisi de eş ruh olabilmektir. Yarin olan kişi eş ruhun değilse senin diğer yarın olamaz. Ancak diğer yarın senin çukurluklarını o çukura tam uyacak çıkıntılarıyla doldurabilir ve sen de onun çukurluklarını ona tam olarak uyan çıkıntılarınla doldurabilirsin. Böylece yarım tamamlanıp bütünleşmiş olur ki, bunu da ancak eş ruh iseniz yaşayabilirsiniz. Aksi halde parçalar birbirine oturmadığı için arada hep bir yarık olur ve o yarık zamanla kapanacağına daha da derinleşir. Yarini bulamayanların yahut bulup da kavuşamayanların yüreğinde de iyileşemeyen bir yarası olur. Yar kelimesi, ruh eşi manasının yanında, bu yarayı da işaret eden bir kelimedir. Aynı zamanda, yanlış olan diğer yarım ile birlikteysen, aranızda  bulunan yarığı gösteren bir kelime olması da söz konusudur. Hep söylediğim gibi kelimeler hayatın pek çok gizini azıcık düşündüğümüzde kulağımıza fısıldar. Bu günlük yazımı noktalıyor, şimdilik hoşçakalın diyorum. Sevgilerimle

Yazarın Diğer Yazıları