Emin EĞRİ

Eğitim yoksa zenginlik de yok!

Emin EĞRİ

  • 412

Bir ülkenin geleceği, eğitimin çağdaş ve kalitesi ile doğru orantılıdır.

Bu orantının doğruluğu da, donanımlı eğitimci, donanımlı eğitim imkanı ile olabilecektir.

Günümüzde ülkemizdeki eğitim maalesef ne çağdaş, ne kaliteli ne de geleceğe dönüktür. Eğitimde eşitlik farklılığı, imkan farklılığı, eğitici farklılığı ile çağı yakalayamayız!

Eğitenlere yani öğretmenlerimize baktığımızda yürek yarası durumla karşılaşıyoruz. Bir kısmı ÜCRETLİ, bir kısmı SÖZLEŞMELİ, bir kısmı KADROLUDUR.

Kalkınmış, gelişmiş, çağı yakalamış hiçbir ülkede böyle bir durum yoktur.

Eğitim yıllara dayanan tecrübenin, deneyimin sonucunda en doğru uygulanan bir sistemdir. Biz de ise; her bakan değişiminde sistem değişikliği yapılan, ideolojik yapılanma içine giren, çağdaşlıktan ziyade yandaşlık ile yürütülen bir bakanlık olmuştur.

Yıllar önce mevcut olan öğretmen okulları kapatılmış, bu iş Eğitim fakültelerine devredilmiştir. Aslında sadece öğretmen yetiştiren fakülteler olmalı, bilgi ile donatılmalıdır.

Öğretmen olarak mezun ettiğin kişi işsiz olmamalıdır, atama beklememelidir, gelecek kaygısı olmamalıdır. Şimdiki gibi atanamadıkları için herhangi bir iş arar konumda olmamalıdır.

Öğretmen pazarda limon, karpuz satmamalıdır. Siz hiç pazarda sebze meyve satan imam, vaiz, hoca duydunuz mu?

Bu çarpık eğitim düzeninde öğretmenlerin durumlarını açık kaynaktan araştırdım.

MEB öğretmen açığını 160 bin olarak açıklarken, ataması yapılmayan öğretmen sayısı 450 bin kişi! Ancak eğitim sendikalarına göre 700 bin kişi! Bu sayı dünyadaki 55 ülkenin nüfusundan fazladır!

570 bin öğretmen atama beklerken; Eğitim fakülteleri her yıl 100 bin civarında mezun veriyor. Bu gidişle bu açık kapanmadığı gibi artarak devam edecektir.

MEB’in hakkını yemeyelim, kurum içi tayinlerde gerçekten hak, adalet ve objektiflik olan sistemi kurmuşlar, dilerim bozmazlar. Boş yere veya tayinlerdeki atamalarda talep sayısının en yüksek puan sıralaması esas alınıyor ki, kimsenin itirazı olamaz!

Bir ülke eğitim planlamasında ne kadar öğretmen yetiştireceğinin hesabını yapamıyorsa o ülkenin gelişmesi, zenginleşmesi beklenemez.

OECD ülkelerinin daima altında kalışımız bu plansızlıktan, yap-bozdan kaynaklanmaktadır. Okumuş ama bir işe yaramayan işsizler ordusu ile karşılaşıyoruz!

Meslek edinememiş, nitelikli eğitim alamamış, işsizler ordusu ile bir yere varamayız! Ülke olarak ne yazık ki hoyratça gençlerimizi harcıyoruz!

Öğretmen yetiştirmek için aileler ve devlet o kadar para harcarken, karşılığında işsiz kalmak servetin heba edilmesi demektir.

Eğitimi tüm ideolojik anlayıştan uzak tutarak, çağı yakalaması ve ekonomik olarak kalkınabilmesi için CUMHURİYETİN KURULUŞ FELSEFESİNE dönmemiz gerekmektedir.

Olur mu?.. Zihniyet değişirse olur, aksi halde gecekondu üniversitelerinden bilgisiz gençler mezun ederek iş aramaya, yurt dışına gidebilme uğraşlarına, fakirliğe devam ederiz!

Yazarın Diğer Yazıları