Emin EĞRİ

Geçmiş olsun Türkiye

Emin EĞRİ

  • 802

Ne ilk, ne de son olacak. Yağmur, kar, sel gibi doğa olayı olan DEPREM bizim gibi bilim dışı kafaların hakim olduğu ülkelerde ‘AFET’ olarak anılmaktadır.

Bugün yaşadığımız Kahramanmaraş merkezli 7,7 şiddetindeki depremin acısını bize yaşatanlar sorumludur.

Kaybettiklerimizin katilleridir!

Kimler mi?

Uygulayıcılar, sorumlu olan yetkililerdir. Bu güne kadar hesap sorulmadı bundan sonra da sorulacağını sanmıyorum. Durum böyle olunca da bir sonraki depreme kadar ‘Geçmiş Olsun’ ve ‘Allah korusun’ der dururuz!

Yalova 99 depreminden sonra, iyi sayılacak ‘Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği’ çıkarıldı. Yaramıza merhem olacak, depremlerde can kaybını önleyecekti. Ama işin içine bizim yine kayırmacı ve menfaatçi imza sahipleri girince acılar devam ediyor!

MADDE 5 – Yapı denetim kuruluşu, Kanunun 2’nci maddesinde belirtilen görevleri, Kanun ile belirlenmiş süreler içinde, imar planına, fen, sanat ve sağlık kurallarına, standartlara, yürürlükteki mevzuata ve mesleki ahlak kurallarına uygun ve tam olarak yerine getirmek zorundadır.

Ne güzel değil mi? Daha ne olsun! Küçük gibi görünen ve uygulanmayan sorun insanda bitiyor ve büyük zararlara neden oluyor!

Bu kadar denetime tabi, aksi halde büyük cezaların olduğu maddeler neden dikkate alınmıyor, araştırmaya değer bir konu!

Bu kayırmacılık tek taraflı olmuyor malum, diğer yanında da ilgili idare ve sorumluları var. Bakınız o madde de der ki; İlgili idarenin görev ve sorumlulukları

MADDE 4 – (1) İlgili idare, Kanun ve ilgili mevzuat ile belirlenen görevlerini mevzuatta gösterilen süreler içinde tam ve zamanında yerine getirmek zorundadır.

(2) Yapı ruhsatı ve yapı kullanma izni belgesini düzenleyen ilgili idare görevlileri, görevlerinin gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan her türlü yapı kusurundan ve böylece meydana gelen zararlardan dolayı, tabi oldukları mevzuat çerçevesinde sorumludurlar.

Sadece iki önemli maddesini aldığım yönetmeliğe rağmen bu deprem yıkıntıları niye oluyor diye şaşırmayın. Bu yapım ve denetim aşamasında illa ki menfaat karşılığı kusurlara göz yumuluyor ki depremde acı gerçek gün yüzüne çıkmaktadır.

Hepimiz tv’lerde gördük, yerle bir olan çok katlı binaların yanlarında yıkılmayan başka çok katlı binalar ayakta duruyor.

Deprem yıkılmayan binanın sahibini sevdiğinden değil, usulüne uygun yapıldığından ayakta!

Ayrıca yıkılan kamu binaları ayrı bir üzücü olaydır. Bilhassa ‘HASTANE’ yıkılması sorgulanmalıdır. Çünkü hastanelerin yapılmasında güvenlik katsayısı normalin 1,5 katı yüksek olmaktadır!

Deprem öldürmez bina öldürür. Biz de ise adeta, öldürsün diye binalara izin verilir!

Ülkemiz ne yazık ki büyük bir ekonomik krize daha girdi. Kolay değil, on ilde ve binlerce yapı stokundaki zararı kaldırmak.

Yine el ele, omuz omuza verir bu acıdan kurtuluruz ama bundan sonrası için olsun artık bilimi, aklı ve fenni kullanalım. Israr ve inatla.

Yazarın Diğer Yazıları