Emin EĞRİ

Umutsuz vak'alar!

Emin EĞRİ

  • 736

Yarın kurban bayramı. Tüm İslam aleminin bayramı kutlu olsun diyerek başlayalım.

Kurban bayramının ülkemizde özel bir yeri var malum!..

Kurban görevini yerine getirirken, usta-çırak fark etmez onların bir kısmı da bazı uzuvlarını kurban etmektedir!

'Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir' atasözümüz gibi 'yurdum kasapları' yine acil servisleri işgal edecektir!

Öncesinde kurban ile köşe kapmaca oynayanları da unutmayalım!

Yine dünyanın en ilginç görüntüleri yurdumuzda cereyan edecek, kimisi gülerek, kimisi şaşırarak, kimisi de 'normal vak'a' olarak izleyecektir.

Diğer tarihi tekerrürlerden önemlisi de 'Trafik Kazaları' ve can kayıpları bayramı bayram olmaktan çıkaracaktır.

Her yıl istisnasız Emniyet olsun, aile büyükleri olsun hep sürücüleri uyarır. 'Bayram nedeniyle trafik yoğun, dikkatli olunuz' diye.

Daha bayram başlamadan üzücü kazalar başladı! Bayram sonuna kadar daha ne kadar acı yaşarız bilinmez!

Daha bitmedi… Sırada yaşayacağımız diğer acılar bizi bekliyor! Denizde ve gölette boğulmalar sezonu da başladı. Yurdun her tarafından bu haberlerle üzüleceğiz. Üstelik üç tarafı deniz olan ve göletleri çok olan ülkenin insanları olarak yüzme bilmeyenlerin "BİR ŞEY OLMAZ" aklıyla ve doğa ile mücadele edebileceğini sanarak 'cahil cesareti' ile acı sonu kendisi için hazırladığının farkına varamadan aramızdan ayrılacaktır!

Birkaç yazımda bahsettiğim ve çok da önemsediğim 'UYUŞTURUCU' illeti hız kesmeden devam etmektedir. Vatandaşlar ise gerçekten bu konuda çok duyarsız!

Emniyetin gayretleri ile yapılan "En iyi narkotik polisi ANNE" projesi şüphesiz faydalıdır ama yeterli olmuyor maalesef. Benim aklıma gelen, (inanmasam da) siyasilerin veya güvenliğin en üst tepelerinden buna göz yumuluyor endişesi taşıyorum. Bu kadar denetime rağmen akıl almaz boyutta ülkenin en ücra köşelerine kadar nasıl gidiyor mantıklı cevap bulamıyorum!

Diğer önemli bir konu, (önemsiz olan yok zaten) orman yangınları ve köy yangınları! Son iki yıldır az da olsa bu bölgelerde de orman yangınları çıkmaya başladı. En iyi koruyucu orman köylüsü olduğunu unutmayalım ve gerekli desteği verelim.

Köy yangınları bu bölgenin çok yaşadığı felaketlerden olduğu halde bazıları 'KADER'e bağlar! Asla kader değil, dikkatsizlik ve cehaletin sonucudur.

Bu gün yerel basında Taşköprü Belediyesi itfaiyesinin, köy yangınlarını söndürme tatbikatını okudum. İtfaiye eri elinde yangın söndürme tüpü ile yangının başladığı noktaya müdahale ediyor. Doğru bir yaklaşım. Son üç valimize bizzat giderek söyleyerek köylerimizde her evde 10 kg.'lik yangın tüpü bulundurma projesinin uygulanması gerçekleşirse birçok yangının önüne geçilebileceğini açıkladıysam da gerekli desteği bulamadım. Ama o zamandan beri onlarca köy yangınlarını üzülerek okudum. Bazılarını evde bir yangın tüpü olsa kurtarabilirdik!

Yukarıda bahsettiğim konular bu ülkenin gerçekleridir. Bunun bilimsel incelenmesi, akademik araştırma yapılması toplumsal bir ihtiyaçtır.

Bunu yapabildiğimiz zaman birçok yanlışlarımızı düzelteceğiz, daha az acı ve hüsran yaşayacağız demektir.

Olur mu?.. İnsanımız gerçeklerle yüzleşmeye hazır olursa olur. Aksi halde "UMUTSUZ VAK'A!"

Yazarın Diğer Yazıları