'Allah vermiş pırasa, hiç yenir mi yarasa?' - Selahattin DEMİREL

'Allah vermiş pırasa, hiç yenir mi yarasa?'


“Memleketimden Corono Manzaraları” diye bir edebî eser ortaya çıkaracak kadar malzememiz oluştu neredeyse. Birkaçından bahsedelim isterseniz:

— Kahramanmaraş’ta 25 yıldır sebze meyve satan Mehmet Fatih Gençgir, pazar tezgâhının üzerine yazdığı “Allah vermiş pırasa hiç yenir mi yarasa? Zıkkımın kökünü yiyesiceler, bak çöktü piyasa!” yazısıyla neredeyse bir kamu spotu meydana getirmiş.

Satışlarının çok iyi olmadığını söyleyen Gençgir, virüsten dolayı hiçbir esnafın kazanmadığını belirterek “Şu anda elektriğimizi, suyumuzu, kiramızı, ev kiramızı ödeyemeyecek bir hâldeyiz.” demiş.

Çin’in sorunlu yemek kültürü içinde yarasa yemek normal sayılırken buradan aldığı corona virüsüyle dünyanın sallanmasına neden olduğu iddia edilen midesiz bir Çinliye en güzel cevabı ülkemiz esnafı verdiği için sevinebilir, ülkemizin ve dünyanın bu hâl içinden ne zaman çıkıp felaha ereceğini sorarak da düşünebiliriz!

— Bolu'da otomobilinin üstüne koyduğu, üzerinde “Eğer bu okunan sela senin ya da sevdiğinin olmasını istemiyorsan evde kal” yazılı tabuta hoparlör sistemi bağlayıp sela okutarak gezen Murat Çalık’a, trafik ekiplerince yüksek ses nedeniyle 132 TL, aracın mevzuata aykırı şekilde yüklendiği gerekçesiyle de 275 TL para cezası kesilmiş ve ifade vermek üzere emniyete çağrılmış.

Aracın üstündeki tabut arabaya sığmayınca o sırada yoldan geçen bir belediye otobüsüne konularak emniyete götürülmüş.

Murat Çalık, böyle bir eylem için izin almak gerektiğini bilmediğini söyleyerek Topluma bir mesaj vermek için farkındalık yapmak istedim. 7'den 70'e herkes dışarıda, Milletimizde bir sorumsuzluk var.” diyerek eklemiş: “Varsa bir suçumuz çekeceğiz!”

Videolu kolunya ve maske saldırganları!

— İstanbul Bağcılar’da durdurularak başına kolonya dökülüp zorla maske takılan 53 yaşındaki vatandaşın videosunu çeken kişi, ısrarlara rağmen videoyu kaldırmadı.

Videosu çekilen kişinin ailesinin şikâyetiyle yakalanan kolonyalı saldırgan gözaltına alındı.

— Ankara’da da hastaneye gitmek için dışarı çıkan yaşlı bir vatandaşı videoya çekip sosyal medyada paylaşan kişiye “15 gün süreyle evini terk etmeme, bu sürenin sonunda haftanın iki günü huzurevini ziyarete gitme” cezası verilmiş.

Hepimizin ve özellikle yaşlıların dışarıda bulunmasının tehlike arz ettiği bir zamanda işi zıvanadan çıkarıp yaşlıları hedef alan saldırılara dönüştürmek virüsü bile şaşkına uğratmış olabilir!

Ligler ertelenmeseydi!

Futbol Federasyonu’nun, seyircisiz oynama kararından tez zamanda dönüp ligleri ertelemesi önemliydi.

Fatih Terim’in corona virüs testinin pozitif çıkmasından sonra bu önem bir kez daha anlaşıldı. Ya lig ertelenmeseydi! Olağanüstü dönemde olduğumuzu kabul etmek bu kadar zor muydu?

Terim’e de tüm hastalara da acil şifalar dilerim.

* * *

Şimdilik sokağa çıkma yasağıyla ilgili bir gelişme yok. Çünkü işin içinde ekonomik sebepler var.

Bu süreçte “Faturalarınızı evden çıkmadan ödeyebilirsiniz!” diye şirinlik yaptığını zanneden kurumlara, en azından, virüs bitene kadar faturalardaki ücretin dörtte birini tahsil etme kararı alsanız iyi olmaz mı? diye sormak gerekir.

Cevap gelir mi dersiniz? Hükümet eliyle zorlama olmadıkça elektrik, doğalgaz ve iletişim şirketlerinden insanî bir karar beklemenin hayali bile güzel!

Hani bahar gelmişti!

Hiç bunlardan bahsetmeyebilirdik. 21 Mart itibariyle baharın resmen gelişinden, içimizde birtakım hislerin kıpırdanışından, yaşananlardan, hayallerden ve olmazsa olmaz umutlardan konuşabilirdik.

Neden olmadı? Çünkü hayat, yaptığınız hesaba göre yaşanmıyor dostlar! Üstelik komik oluyoruz bu hesaplarla. İşler, istediğimiz gibi gitmeyince de veryansın ediyoruz.

Hayat, hesaba sığmıyor, görmüyor musunuz? Yaz tatil planları, işteki yükselme beklentileri, birtakım ihalelere usulsüzlük karıştırarak daha fazla kazanma iştahı, evet, hepsi komik geliyor şimdi değil mi?

Herkes tatlı canının telaşına düşmüş. Tek korkusu, hastalanıp başkalarına da bunu bulaştırmak olanlar kaç kişi mesela?

Dönelim başa: Niye bahardan konuşamıyoruz? İlkbahardayız ama sonbahar bile bizden ürker hâlde!

Söyleyelim her şeye karşın: “Hoş geldin bahar, hoş geldin! Seni böyle karşıladığımız için affet bizi!”

* * *

Orhan Veli’den bir şiirle:

“Gemiler geçer rüyalarımda,
Allı pullu gemiler, damların üzerinden;
Ben zavallı,
Ben yıllardır denize hasret,
'Bakar bakar ağlarım…”

 

selahattindemirel37@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
16Ekm

'Düzelicez' mi inşallah?

22May

Keriman kolay bulunur mu?

23Nis

Değişmeyen gündem ve 23 Nisan

15Nis

Güllaç kalpleri kim kırdı?

06Nis

Pudra şekerinden amirallere…