Selahattin DEMİREL

Balıklı sarımsaklı ülkem hâlleri!

Selahattin DEMİREL

  • 938

Sevgili ülkemin şehir ve köylerinde beyazların öne çıktığı bir zamanda yeni senenin ilk ayı da bitmek üzereyken kimi zihinlere usulca bir soru takılır. Bu soru yasalara uygun mu, değil mi, diye düşünmeden ansızın soruluverir: “Nereye gidiyoruz böyle?”

Giden, gittiği yeri biliyorsa pek de bir mesele yok gibidir. Ancak gidenin de onu izleyenin de yolculuğun nereye olduğuna dair kafası karışıksa işte o zaman sabır durağında soluklanmak gerekir. Peki kolay mıdır bu?

Bu, kolay olmadığı gibi sabırsızlığın getirdiği sonuçları izlemek de bir hayli zordur. Mesela bir alacak verecek kavgasında sıkılan kurşunlar, “Yoldan sen geçme, ben geçeyim.” tartışmasında da kendini belli edip ölümlü bir haber konusu olunca yükselen feryatlara, anket şirketlerinin araştırmasında yer verilmeyecektir.

Kocaeli Başiskele’de evini bir çöp deposuna çeviren yaşlı adamın komşuların ihbarıyla belediye barınma merkezine yerleştirilmesi ve ardından bir komşusunun söylediği “Çocuklukla ihtiyarlık aynıdır. İlgilenilmediğinde her şeyi yaparlar.” sözü de kimsenin dikkatini çekmeyecektir.

Galiba bunların yaşanmasında da sabır durağına girmemek ya da o durağı bulamamak etkilidir. Bu konuda kimseye bahane yok, günümüzün yol göstericilerine kolay güvenilmiyor artık! Çıkış yolu bulmaya çalışırken çıkmaz sokağa girmek her zaman ihtimal dâhilinde!

* * *

Ülkemizin büyük bir bölümü beyazlarını giymişken “Kardan kapanan yollar neden geç açıldı? sorusuysa belediye rekabetlerini kızıştırmaktan başka bir şeye yaramıyor.

Hâlbuki bu kızışma, bilimsel bir çalışmayla karları eriterek kapalı yolları açabilseydi çok değerli idareci ve politikacılarımızın nutuklarıyla da kar küreme faaliyetlerine destek verilebilir, böylece çok hızlı sonuç alınabilirdi. Belki gelişen teknoloji bir gün bizdeki bu gücü kullanarak insanlığa faydalı olabilir!

Her şeyin fiyatı enflasyon canavarının etkisiyle artarken kar gibi beyaz Taşköprü sarımsağının fiyatı düşüyorsa bunu da incelemek gerekir. Geçen sene Kastamonu dışından gelerek tohumluk sarımsak alanların bunda hiç mi payı yoktur? Piyasayı kendi haline bırakıp vatandaşı Orhan Veli’nin şiirindeki gibi “Cep delik, cepken delik” yapanlaraysa saygımız sonsuzdur!

* * *

Karların düştüğü, nice yüreklerin üşüdüğü bir mevsimde Muğla Marmaris’te kömür satmaya çalışırken zabıtaların uyarısına kızarak kendini yakan kömürcü de elektrik faturalarını paylaşarak “Oha diyorum” diyen ünlüler de bu kışın içindeydi!

Henüz bitmemiş olan kışın içinde muhakkak daha pek çok şey de vardı. Ancak insanlık, biraz geçim derdinin sarhoşluğu biraz da ilahi seslenişteki gibi “gerçekten ziyanda” oluşundan ötürü bunları düşünecek durumda değil gibi.

İster farkında olalım ister olmayalım, geçen gün ömürdendir. Hayat dediğimiz şey, yapılan hesaplarla yan yana gelmemesiyle bilinir. Hesapsız yaşayanlarsa ne kadar çalışırlarsa çalışsınlar ömür boyunca bir düzen tutturup bir evle bir otomobil sahibi olamayacak, bunun kederini de çoğu zaman içli bir şarkıda derinden hissedecektir.

* * *

Bir ayın daha bitişine rağmen geleceğe dair düşünceler içinde birkaç gün sonra başlayacak üç aylardan teselli bularak sabır durağında soluklanmayı ihmal etmeden yolculuğuna devam edecekler de olacaktır muhakkak.

“Ol mâhîler ki deryâ içredir deryâyı bilmezler” diyen Hayâlî gibi hem içindeyiz bu dünyanın hem de yaşananlardan habersiz kalmaktan güç alarak yola devam ediyoruz. Ne diyelim, vallahi zor şu insanın işi!

Yazarın Diğer Yazıları