Ev arkadaşı arayan Maria’ya önerilerim!


Belki sizin de haberiniz vardır. Rus model ve oyuncu Maria Liman, bulunduğu Londra’da etkili olan corona virüs sonrası İngiliz medyasında, virüse karşı 3 ay boyunca dış etkenlerden izole edilmiş bir hayatın önemini duyuran haberler üzerine bir karantina arkadaşı aradığını ilan etti.

Türk basını böylesi önemli bir haberi Maria Hanım’ın kışkırtıcı güzelliğini yansıtan fotoğraflarıyla sunarak kamu hizmeti görevini layıkıyla yapmaya çalıştı tabii!

Öyle olmasa ben bunu yazıma nasıl konu edebilirdim değil mi? İşin sağlamasını yapmadan yazmak yanlış olacaktı. Maria Liman Hanım’ın sosyal medya hesabına bakıp kontrol etmeliydim.

Evet, bu önemli araştırmacı gazeteciliğim sonrası söyleyebilirim ki bu haberin eksiği vardı, fazlası yoktu!

Efendim, bendeniz bu güzel Maria Hanım’ın bulabildiğim en kapalı fotoğrafını buraya alırken kendisi, 3 aylık karantina ilanını kışkırtıcı bir fotoğrafla duyurmuş, ulusal basınımıza da iş düşmüştü!

Maria teklifini güncelliyor!

Fakat basınımız, haber takibinde bir eksiğe imza atmıştı. Maria Hanım son fotoğrafında elinde bir tuvalet kâğıdı tutarak teklifini değiştirdiğini belirtiyordu.

Niye heyecanlandınız yahu? Sakin olun! Şurada önemli bir bilgi veriyorum!

Evet, Maria, yeni teklifinde 3 aylık arkadaşlığı 1 haftaya indiriyor ve özellikle lezzetli yemeklerden, tuvalet kâğıdından, maskelerden ve çilekli dondurmayla şampanyadan bahsediyordu.

Bu fotoğrafın altına yapılan 800 küsür yorumu incelemediğim için beni affediniz. Yorumlarla zaman kaybetmeyip Maria Hanım’a ben de birkaç öneri hazırladım.

Maria'ya teklifim!

Ülkeniz Rusya’nın başkenti Moskova’da sokağa çıkma yasağının ilan edildiği bir ortamda siz İngiltere’desiniz ki şu an coronanın hızla yayıldığı bir ülkedir!

Sevgili ülkem Türkiye de virüsün etkili olduğu ülkeler arasında ve imkân bulan insanlarımız evlerinden dışarı çıkmamaya çalışıyor. Allah’tan ümidimiz, tez zamanda sağlıklı, güzel günlere kavuşabilmek.

Bu zorlu günlerde herkes kendine çekilirken yersiz arayışlara girmeyiniz Maria Hanım.

* * *

Size birkaç öneride bulunmama müsaade ediniz.

1994 yılında doğmuşsunuz, maşallah güzelsiniz! Fakat dikkat ediniz, coronanın hızla yayıldığı bir yerdesiniz. Ülkeniz Rusya tedbir açısından Avrupa’dan daha iyi bir görüntü veriyor. İşiniz icabı Londra’da bulunuyorsunuz belki.

Size bir sorum var. Maria Puder’i bilir misiniz?

En az ülkenizin edebiyatı kadar güçlüdür benim ülkemin edebiyatı da. Sabahattin Ali isminde bir yazarımız vardır ki eserleri Rusçaya ve İngilizceye çevrilmiştir.

Maria Puder, onun Kürk Mantolu Madonna romanındaki bir karakterdir. Almanya’ya giden bir Türk gencinin, ismi Maria olan Alman bir kadına olan aşkı anlatılır.

Gelin şu zor günlerde bu kitabı internetten temin edip okuyun. Sonra o güzel fotoğraflarınız arasında bu kitapta belki kendisine yer bulur, olmaz mı?

İkinci önerimse sağlığınızı ilgilendiriyor! Fotoğraflarınızda daha çok açık kıyafetler tercih ediyorsunuz. Malum kış ayındayız, Allah muhafaza bir üşüttünüz mü grip de kendini belli ediverir! Sonra corona denilen illet de pusuda beklemekte! Aman efendim, üşütmeyiniz, kendinize dikkat ediniz, selametle!

Bu arada karantina arkadaşı aramakta hâlâ ısrar ediyorsanız hemen söyleyeyim yanınıza bir başka Maria’yı, tenisçi Sharapova Hanım’ı da alarak teklifinizi güncellesiniz benden nanay! Şuradan şuraya gitmem, hele ki Londra! Mümkünü yok efendim, ısrar etmeyiniz!

Hem bu zor günlerde dışarıyla etkileşimi sınırlamak gerekiyor. Bulduğunuz ev arkadaşınızın size virüs taşımayacağı ne malum! Ateşle oynamayın Maria Hanım!

Biliyorum, insanlığın geçtiği zor günlerde moral adına yapıyorsunuz bunları. Böylece erkeklerin zavallılığı da bir kez daha ortaya çıkıyor! Yoksa siz gemi bekleyen bir liman değilsiniz, yanılıyor muyum Sayın Maria Liman?

Kastamonu market ve gazetelerine çağrı!

Virüs tedbirleri içinde imkân bulabilen insanlar sokağa çıkmamaya çalışırken gazeteler de bundan olumsuz etkilendi. Pek çok gazetenin bayi satışlarında düşüşler görülmüştür muhakkak.

Şu an kâr-zarar hesabının yapılmayacağı bir zamandayız ama konuyla ilgili önemli bir bilgiyi paylaşmak ve öneride bulunmak istiyorum.

Corona tehlikesinden sonra ulusal medyada Sözcü Gazetesi önemli iki karar uyguladı. Birincisi 4 sayfalık beyaz bir kapakla yayınlanması, ikincisiyse dışarıya çıkamayan okurları için gazete bayileriyle iletişim kurmaları.

“İnsanlar ekmeği, suyu, gıdayı buldular da gazete mi kaldı be adam?” diyen muhterem okurum, seni duymadım sanma!

Özellikle şu sıralar öcü gibi gösterilen yaşlı teyze ve amcaların kâğıda el sürerek haber okumayı çok sevdiğini bilmiyor musunuz?

İşte, evinden dışarı çıkamayan okurları için çözüm geliştiren gazetelerimiz var mıdır Kastamonu’da?

Bakınız, Kastamonu’daki bir alışveriş merkezi Gazeteciler Cemiyeti’yle iş birliği yaparak 100 liralık alışveriş yapanlara yerel gazete hediye edeceğini duyurmuş. Hem o markete hem de tüm büyük marketlere sesleniyorum:

Gazete hediye etmek için alışveriş ücret şartını daha aşağı çekiniz. Sayın gazete sahipleri! Siz de bu marketlerle iletişime geçip insanlarımıza gazetelerinizi ulaştırma konusunda adım atınız! Market ve gazete anlaşmasıyla çok güzel sonuçlar alabiliriz diye düşünüyorum. Gelin, şu işi zorlayalım ve karar alıp duyurusunu yapalım!

Dönüşümlü yayın kararından sonra gazetelerimiz, “Hele şu 2 günü savalım da sonrasından bize ne” mi demektedirler yoksa?

Bilemiyorum ama bu virüs ortamı, pek çok kurum ve insanın gerçek yüzünü de ortaya çıkaracak galiba!

Şair Polis İnan'a veda!

Pazar günü kötü bir haber aldık. Ağlı’da görevli Başpolis memuru Burhan İnan görevi başındayken kalp krizi geçirerek vefat etmişti.

Şu sıralar sağlık ve emniyet görevlilerinin işleri yoğun. Bu yoğun tempo İnan’ın kalbini olumsuz etkilemişti belki.

46 yaşındaki İnan’ı tanımıyordum ama “Doğadan Tarihine Bir Masal Şehri Kastamonu” kitabını duymuştum. “Aşk-ı Şehir” ve “Seviyorum Bu Şehri Kastamonu” adında şiir ve araştırma kitapları olan bir polis memurundan geç haberdar olduğum için kendime kızgınım.

Samsun Vezirköprülü olmasına karşın Kastamonu’ya bu kadar âşık olması ve bunu da yazdıklarında işlemesi çok önemlidir. Dikkat ediniz, şehrimizi çok ve dürüstçe sevenlerin çoğunluğunu buralı olmayanlar oluşturuyor. Bakın, bunun üzerine bir tez bile yazılabilir.

Sosyal medyadaki son paylaşımında uzaktan eğitim alan öğrencilerin evlerindeki internet ve telefonlarını kesen Türk Telekom’u eleştirerek “Hiç değilse uzaktan eğitim bitinceye kadar kesmeseydiniz…” diye yazıp “Bu millet elini taşın altına koyuyor ama siz koymuyorsunuz.” yorumunu yapması, hassas yürekli bir insan olduğunu gösteriyor.

Memurluğunu edebiyat ve yazıyla çiçeklendiren insanlara, büyük makamları temsil edenlerden çok daha fazla saygı duymuşumdur hep.

Şairlerin dünyadan gidişi çoğunlukla kalpten oluyor, fark ediyor musunuz? Hassas kalp taşımanın sorumluluğu kolay değil çünkü!

Burhan İnan’a Allah’tan rahmet, ailesine de büyük sabır dileyerek bir şiirini buraya almak isterim:

“Ayrılık köyünün yolu dönülmez taştan topraktır.
Yüzün dönende her kul bir lahzada yanacaktır...
Bir divane âşık olmuş gönlüm sana çok ıraktır..
Gönlüm evi seni görmüştür bir kere, ol aşktandır..

Düşünür durur seni yarım aklım, derdi topraktır..
Seni götürür her gittiği yere, ömrüme der sultandır..

Bir kalp olsa ne yazar, bini senin için ağlayandır...”

selahattindemirel37@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
06Nis

Pudra şekerinden amirallere…

29Mar

Gerçekleri pudralamak!

24Ara

2020 uğursuz muydu?

12Kas
25Eyl

Balkonda kim var?