Karantinadaki kaynana ve mezar çağrısı!


Bir süre işin gırgırını yapmaya çalıştık. Umreden gelen yurttaşlarımız arasında kaynanası olanların “Kaynanamı tutabildiğiniz kadar tutun!” diyebileceğini mi konuşmadık, coronayı engelliyor sanıp aşırı alkol alıp komaya gireni, hatta sahtesinden ölenini mi görmedik, karantina altına alınmakla garantiye alınmak üzerinden espri yapanları mı duymadık…

Tüm bunların yanında 9 insanımızın ölüm haberiyle beraber vaka sayısının 700’e yaklaştığını Sağlık Bakanı’mızdan duyunca ciddiyet kavranmaya başlandı sanırım.

Kolonya, maske, sıvı sabun derken virüs görülen ülkelerden gelenlerin 14 gün boyunca kimseyle görüşmeyip evden dışarı çıkmamalarının önemini yeni vakalarla yakından gördük.

Şu an dünyada corona tedbir ve mücadelesinin en iyi Güney Kore’de yapıldığı, günde ortalama 20 bin kişiye test uygulandığı söyleniyor.

Ülkemizde en çok korku ve panik içinde olanların büyük şehirlerimizde yaşayanlar olduğu görünüyor. İnsanın en fazla olduğu yer bu virüs için de tehlikenin adresi sayılıyor.

Eve kapanan insanlarımızınsa internet alışverişlerine yöneldiği, internet üzerinden satış yapan sitelerle kargocuların işlerinde patlama yaşandığı görülüyor şu sıralar.

Bu dönemin içinden çıkılacak inşallah da dünyayı pazar edenlerin istediği kadar hastalık ve ölümün görülmesi gerekecek galiba!

Mezarcılara ve İnsanlara Çağrı!

Sizlere Sadık Tokat amcanın hikâyesinden bahsetmiştim. Oğlu Selahattin Tokat Van Çatak’ta şehit düştüğünde tarih 15 Eylül 1993’tü.

Eşi Huriye Hanım’la beraber oğullarının mezarının bulunduğu Araç’ın Avlacık Köyü’nde beklemelerini konu edinmiştim. Köy gittikçe ıssızlaşmış ve Tokat ailesinin meskeninden başka bir yerde ışık yanmaz, baca tütmez olmuştu. Kısa bir süre önce Huriye Hanım da vefat edince Sadık amca bekleyişine tek başına devam etmeye başlamıştı.

“Durabildiğim müddetçe köyde kalacağım. Ben de ölünce onların yanına yatacağım.” diyen Sadık amcayı İl Jandarma Komutanı Albay Mücahit Avkıran ve Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Şube Başkanı Berat Satıoğlu ziyaret etmişler.

İyi düşünmüşler, tebrik ederim. Daha önce yazımda mezarcılara çağrıda bulunmuştum. Çünkü şehidimizin ismi taşa “Selahhattin” diye yanlış yazılmıştı.

Sayın Albay’ım, Sayın Berat Bey, şehrimin tüm mezarcıları, mermercileri ve insanları! Şehidimizin mezar taşındaki hatayı gidermek adına bir girişimde bulunalım ne olur! Taşa o yanlışı işleyen mezarcıyı yahut başka mezarcıyı bulup şehidimizin ismine yakışır bir taş yaptıralım, çok mu zor?

Kilometrelerce uzaktayım ben. Yakında olan sizlersiniz! Haydi, çağrımı cevapsız bırakmayın!

18 Mart'a Dair!

Çanakkale Zaferi’nin 105. yıl dönümünü geride bıraktık. Bu gibi önemli günleri anarken tarih okuma huyu da edinebilsek hiç fena olmayacak.

İşin en kolayıysa sadece zafere odaklanıp olayın öncesiyle sonrasını hesaba katmamak oluyor.

Evet, Almanya’nın yanında girdiğimiz 1. Dünya Savaşı’nda önemli bir sayfadır Çanakkale Cephesi. Bir destan yazılmıştır, imkânla imanın savaşıdır bir yandan.

Bu destan sonucu Çanakkale’de düşmana aman verilmemiş ama bu cephedeki destanımız, Almanya’nın yenilgisiyle bizim de kaybetmemizi engelleyememiştir!

1918’deki Mondros Mütarekesi’nden sonra yurdumuz işgal edilmeye başlamıştır, artık Osmanlı Devleti’nin pay edilmesi resmiyete binmiştir. 1919’da başlayan milli mücadelemizse en büyük moral desteğini Çanakkale destanından alır.

O gün Çanakkale düşseydi İstiklâl mücadelemiz çok daha zor olurdu. Bu vesileyle Çanakkale’de ve İstiklâl Harbi’nde mücadele eden Atatürk başta olmak üzere tüm komutanlarımızı, şehitlerimizi saygı ve rahmetle anıyorum.

* * *

“Evinde kal” çağrısıyla evde vakit geçirmeye çalışanlar! “Vakit geçmiyor” mu diyorsunuz? Şair Abdurrahim Karakoç’tan cevap var size:

“Vakitler bitmiyor diye gamlanma
Yatarsın, gezersin gün gelir geçer...
Zaman tek menzilde eğlenir sanma
Okursun, yazarsın gün gelir geçer...
...
Yakışır zamanla yaşlılık gence
Yarınlar dün olur, sonralar önce
Dünya oyuncaktır, toprak eğlence
Yığarsın, kazarsın gün gelir geçer...”

selahattindemirel37@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
22May

Keriman kolay bulunur mu?

23Nis

Değişmeyen gündem ve 23 Nisan

15Nis

Güllaç kalpleri kim kırdı?

06Nis

Pudra şekerinden amirallere…

29Mar

Gerçekleri pudralamak!