Milliyetçilik ruhu - Volkan Yaşar BERBER

Milliyetçilik ruhu


Global bir oyun oynanmakta bir oyun içinde oyun oynanmakta, sonrası; çok mühim insanımızı gerçek kimliğinden uzaklaştırarak girdiği sendromu ancak ve ancak ilgi ve alaka gösterenin uzattığı el ile atlattığına şahit olduk. Görülmeyen gizli oyunların tebliği ile yetkin kuruluşun vazifelendirdiği kimseler vasıtasıyla olabildiği gibi, hiç onlarla doğrudan irtibatı olmayan kitaplarla veya şahıslar vasıtasıyla yürütülebilmektedir. Sosyal olaylar ortaya çıkaran ilişki ağları çok karmaşık, nedenler genellikle birbirleriyle alakasız ve örtülü gibi olsa da bağlantıların açığa çıkarılması kolay değildir. Doğal eğilimler ve uzman yeterli kadroların oluşturulmasıyla mamafih yüce yaratıcının kelamıyla şu an yaşanılanlara anlam verebilmek için tam anlamıyla geçmişi irdelemek gerekir. Global ideolojik boşluk ve yaşama nedeni ve kimlik arayışı içine giren toplumlara tarihte önayak olunmasıyla önemli bir olgu oluşturan Türkler bu özgün görevini halen devam ettirdiğini kanıtlamıştır. Elbet Türkler tarihlerinin hiçbir döneminde birleşememişlerse de İslam İmparatorluğu kurabilmişlerdir. Hak din İslam merkeziyetçiliği altında yüzyıllarca varlığını sürdürerek fetret devri sonrası tekrar kendini ispatlayarak tüm inananlara kendini ispatlamıştır.

Türkler ve yandaşlarınca biraz daha yakından ve samimi bir gözlemle İslam çatısı altında birlik olma sevdasına çok yakın olduğu kanısındayım. Dünya da belli bir bilinç oluşmaya başladığı gibi kökeni ne olursa olsun inananlarca yapılan fedakarlıkların elbet bir sonuca ulaşacağıdır. Yakın zamanda devlet ve hükümet başkanları arasındaki gizli açık bir çok görüşmelerin, kongrelerin, istişarelerin bu amaçla yapıldığı aşikardır.

Tüm bu yaşananları bir araya getirince, çevremizdeki coğrafyayı da aşan bir istikrar oluşturulması, söz konusu süreci kararla yönetmek elzemdir. Derin ve gizem dolu ardı sıralı yaşanmışlıkların bizlere ders niteliğinde olup, geri dönüşü olmayan hatalara düşmeksizin idame ettirerek hem kendimizi hem bizlere inananları riske atmadan hedefe varılmalıdır. Dışarıya bağımlı birçok devşirmelerin propagandalarıyla ve global entelijansiya tetikçilerinin baskıcı yaptırımlarının artık
bir ifade etmediğini görmek bile, inananlara güç, moral veriyor.

Geçmişte bin bir türlü oyunlarla sınırlarımızı küçülterek hatta toplumumuzu kültürel sömürerek eğriyi doğru gibi empoze etmişlerdir. Birçok haddini bilmez insanları kışkırtarak mazlumların üzerine saldırtarak kul hakkı demeksizin demokratikleşme adına yuvaları dağıtanlar elbet gün gelecek hesap göreceklerdir. Zaman eski zaman değil zaman hakkın hakkını geri alma anıdır. Devletimizin her daim yanında ve destekçisi olmayı görev bilerek son nefesimize kadar sahip çıkma zamanıdır.

Yeni Dünya düzeninde artık küresel sistem değişti. Bizler toplum olarak bilhassa kendimizi bu yeni dünya düzenine ayak uydurmalıyız. Toplumların ayakta durmasıyla devletler varlıklarını sürdürebilirler. Sen artık halkı dinleyecek özümseyeceksin ki halk saygı duysun destekçin olsun sonuna kadar..! Tüm coğrafyayı kucaklayarak ortak bir ideolojiye, özgürlüğe, eşitliğe davet ederek birliktelik çatısı altında barış ve adalet medeniyetini oluşturmalıyız. Milliyetçilik ruhuyla hareket edilerek eski benliğini tekrar kazanarak yol alanlar elbet bir gün fedakarlıklarının meyvelerini alacaklardır.

Araştırmacı Yazar-Tarihçi
Volkan Yaşar BERBER

berbervolkanx@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
10Ekm
19Eyl

Göçmenlerin son adası

05Ağs
13Haz

Milliyetçilik ruhu

09May

V. Mehmet Reşad ve çaresizlik