Eşinin 'borçlanma' korkusuna rağmen işçiyken patron oldu

Kastamonu'da uzun yıllar tekstil atölyesi ve terzi yanında çalışan Fatma Güler, eşinin "borçlanma" korkusuna rağmen hem kendi işinin patronu oldu hem de 6 sığınmacı kadına iş imkanı sundu.

  • 1168
Eşinin 'borçlanma' korkusuna rağmen işçiyken patron oldu
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Kastamonu'da uzun yıllar tekstil atölyesi ve terzi yanında çalışan Fatma Güler, eşinin "borçlanma" korkusuna rağmen işinin patronu oldu.

Kastamonu'da ikinci terzi şubesini açan ve üçüncüyü açmaya çalışan 50 yaşındaki Fatma Güler, eşinin itirazlarına rağmen çıktığı yolda başarıyı yakaladı.

Güler, yaptığı açıklamada, dört çocuk annesi olduğunu, yıllarca ev ekonomisine katkı sunmak için terziliğini kullanarak çalıştığını söyledi.

Zaman içinde kendi işini kurmaya karar verdiğini belirten Güler, dört yıl önce emekli eşinin "borçlanma" korkusuna rağmen 15 bin lira kredi çekerek terzi dükkanı açtığını ve iki yıl önce de KOSGEB desteğine başvurduğunu ifade etti.

KOSGEB'in hibe kredi başvurusunu onayladığını ancak eşinin "üç yıl açtığı iş yerini kapatmama" şartından korkması nedeniyle hibe kullanımından kendisini vazgeçirdiğini anlatan Güler, şunları dile getirdi:

"İlkokul mezunuyum, okumak istedim ancak imkansızlıklar nedeniyle okula gidemedim. Ben de kendimi geliştirmek istedim. Dört oğlum var. Onlar okula başladıktan sonra işe girdim. Sekiz yıl tekstilde geçmişim var. Dana sonra tekstilden çıktım. Bir yıl boş kaldım. Tek maaşla olmadı. Tekrar işe girmeye çalıştım. Bir terzinin yanında birkaç ay kadar çalıştım. Ben, 'bir şeyler yapacağım' diye kafaya koymuştum. KOSGEB'e gittim. Buradan hibe almaya çalıştım. Evrakları hazırladım. Bir süreden sonra kuruldan belgelerim geçti. Ben gizli gizli uğraştım. Eşim dükkan açmamı istemiyordu. 'Otur evde' diyordu. Ben ona inat daha da hırslandım. KOSGEB'den beni aradılar 'size hibe çıktı hesap numarası verin' dediler. Aradıklarında eşim yanımdaydı. 'Bu hibeyi almayacaksın, burayı kapatacaksın' dedi. Ağlayarak dilekçe yazdım. Bütün çabalarım boşa gitmiş oldu."

Kendisinin çok üzüldüğünü, günlerce ağladığını ifade eden Güler, "Ben ne olursa olsun, 'burayı ayakta tutacağım' dedim. Eşime, 'bir müşterim bile olsa kapatmayacağım' dedim. Aradan belirli bir zaman geçti. Tekrar KOSGEB'e gittim. 'Süre aşımına uğradığı için sadece kira yardımını alabilirsiniz' dediler. Evraklarımı hazırladım. Bir yıl kira yardımı aldım. Oradan aldığım yardım, kendimi toparlamama yardımcı oldu. Daha sonra işlerim çoğaldı." diye konuştu.

"Çalışanlarıma patron değil abla olmaya çalışıyorum"

Güler, 1,5 yıl tek başına çalıştığını, işlerin artmasıyla birlikte işçiye ihtiyacının olduğunu söyledi.

Zaman içinde ikinci şubesini açtığını, 6 sığınmacıya da iş verdiğini belirten Güler, şunları söyledi:

"Altı kişiye iş veriyorum. Elemanlarım Türkçe bilmiyorlardı. Geldiler iş istediler. 'Biz günde birkaç saat çalışsak da yeter' dediler. Hem Türkçemizi geliştiririz dediler. İş çok olduğunda çağırıyorum. Ben de onların dilini çözmeye çalışıyorum. Onlar memnun ben de memnunum. Çalışanlarıma patron değil abla olmaya çalışıyorum."

Güler, şimdi üçüncü şube açmayı planladığını belirterek, "İnsan bir şey isterse hedefine, kafasına yerleştirmişse yapamayacağı hiçbir şey yok. Bu herkes için geçerli. Ben yapabildiysem herkes yapabilir." dedi.