5 yıldızlı bir ölüm!


Bir cumartesi yazısından çok şey beklememek gerekir!

Bugünü tatil olanların, cuma gecesi geç yatmış ve öğlene doğru anca uyanmış olma ihtimali yüksek bir gündür cumartesi ama bir gün öncesini bambaşka nedenlerle uykusuz geçirenler de vardır. Mesela; taksi şoförleri, güvenlik ve sağlık görevlileri, matbaa işçileri, gazete dağıtıcıları ve olmazsa olmaz yazı insanları gibi. Onlar, görevlerinin bilincinde, geceden sabaha çıkmaya çalışırken kim onların derdindedir?

Hastanelerle doktorları vesile edip Hz. Şafi’den şifa bekleyen hastalarla yakınlarını, dağ başlarında karınca sesine bile dikkat kesilen nöbet tutan askerleri, uzun yol şoförlerini, gece vardiyasında çalışan işçileri, birikmiş borçlarının içinden nasıl çıkacağını düşünerek uykuları haram olmuşları, iş aramanın ağır sorumluluğu altında gittikçe ezilen insanları ve pavyonlarda açgözlü erkekleri güzelliğiyle doyurmaya çalışan konsomatrisleri, hayat kadınlarını, meyhanelerle birlikte türlü batakhanelerin müdavimlerini, pencere önünde eşini ya da evladını bekleyen tedirgin ana-babaları… Evet, hepsini birlikte gecenin içinde bulabilirsiniz ve onlar şimdi hangi hâl üzere cumartesiyi yaşamaktadır?

Bir cumartesi yazısından çok şey beklememek gerekir!

Bugün ülkemizin ve dünyanın denize kıyısı olan tüm şehirlerinde tatil hâlinde olan insanlar belki bu yazıdan haberdar olmayacaklar, varsın olmasınlar! Fakat belki bir gün haberdar olurlar ümidiyle belirtelim, iyi tatiller efendim ama özellikle otellerde konaklayanlar, dikkat ediniz. Kaldığınız otelin çalışanlarına şöyle bir bakınız, siz tatildeyken onlar çalışıyor ve hizmetinize yetişmeye çalışıyor. “Çalışıyor da parasını, bahşişini almıyor mu?” demeyiniz, lanet bir sistem içinde dinlendiğinizi biliniz, tabii buna dinlenmek denirse! Burak Oğraş ismini duydunuz mu mesela?

5 yıldızlı ölüm!

2011 senesinde Antalya’da 5 yıldızlı bir otelin boş havuzunda bir ceset bulundu. Ceset, Tekirdağ Anadolu Otelcilik ve Turizm Lisesi 3. sınıf öğrencisi 16 yaşındaki Burak Oğraş’a aitti. Burak, Antalya’daki otele zorunlu stajını yapmak için gelmişti. Babası Murat Oğraş, yakında yaptığı açıklamada, oğlunun çok kötü şartlarda staj yaptığını, otele iki buçuk km. uzakta konaklatıldıklarını ve 15-16 saat çalıştırıldıklarını söylüyordu. Bu şüpheli ölümü “intihar” olarak göstermek isteyenler olmuştu, olayın üzerinden 8 yıl geçmesine rağmen soruşturma tamamlanmadı.

Soruşturma içinde hazırlanan raporda Burak’ın darp edildiği ve havuza atıldığı gibi tespitler olduğunu söylüyor Murat Bey ve dönemin Antalya Emniyet Müdürü Ali Yılmaz’ın olaydan bir yıl sonra bu otelin Kurumsal İlişkiler Direktörlüğü’ne getirildiğini belirtiyor.

Peki, bu otelin adı ne ve sahibi kim? Orası gizli tutulacak! Murat Oğraş’ın ifadesine göre Burak’ın ölümünden bir yıl sonra bazı devlet bakanlığı görevlileri, evlerine gelmişler ve “her türlü maddi manevi yardımı yapacaklarını fakat basında otelin adının kullanılmamasını istediler.” İşte bu söz, bir başka sözden bahsetmemize neden oluyor.

Kılıçdaroğlu’nun tespiti

"Bir kişinin gözaltına alınması için MİT’in, Emniyet’in ya da MASAK’ın raporu olması lazım. Fettah Tamince’yle ilgili üçünün de raporu var. Nerede Fettah Tamince? Devletin protokolünde. Neden Fettah Tamince’ye ayrıcalık sağlanıyor? Neden işlem yapılmadı? Türkiye’ye kara para getiriyor. Erdoğan’ın avukatları savunduğu için hiçbir hâkim ve savcı korkudan bir şey yapamıyor. Nasıl adalet bu?"

Tamince, bu sözlerinden ötürü Kılıçdaroğlu’ndan şikâyetçi olacağını söylemiş. Evet, boş havuzunda Burak’ın cesedinin bulunduğu 5 yıldızlı otel, Fettah Tamince’nin Antalya’daki Rixos Lares Hotel’iydi. Kılıçdaroğlu’nun sözleri ve yakın zamanda Halime ve Murat Oğraş’ın evlatları için verdikleri hukuk mücadelesinden haberdar oluşum bunları yazmama vesile oldu.

Bir cumartesi yazısında bunlar yer almamalıydı belki ama yaşananlar da bana bunlardan bahsetme sorumluluğunu yüklüyordu. İşte, 5 yıldızlı otellerde tatil yaptıklarını sosyal medya aracılığıyla gözümüze sokanlar! Otel çalışanlarını sadece bahşişle değil, hayat hikâyeleriyle de görünüz, dinleyiniz, konuşunuz! Çalışma şartlarından haberdar olunuz ve size dinlenceyi satmak için kimleri kölelik düzeninde çalıştırdıklarını da biliniz!

Ülkemin halk otobüslerinde ve dolmuşlarında açılan ya da açık tutulan kapılarından düşerek hayatını kaybeden insanlar da vardı. Gebze’deki 18 yaşındaki Günay, Mersin’deki 37 yaşındaki Alişan Eşref gibi.

Mersin’deki olayda işe gitmek üzere dolmuşa binen Alişan Eşref, yaşlı bir kadına yer vermek isterken hareket eden minibüsün açık kapısından düşmüştü. Kapıların açık tutulması, sıcak havadan ötürü ve klimadan tasarruf etme gayretindendi belki ama bu, gidenleri geri getirmiyordu.

* * *

Bir cumartesi yazısında belki bu da yer almamalıydı ama gelin, şimdi hep beraber günümüzü çiçeklendiren bir şey konuşalım:

Ankara Çubuk’ta park hâlindeki tırının motoruna kuşların yuva yaptığını gören Bahattin Gürses, yavrular yumurtadan çıkana kadar tam 45 gün boyunca aracını çalıştırmadı. Olayla ilgili konuşan Gürses şunları söyledi:

“Bana 'kuşlar yumurtadan 15 günde çıkar.' dediler. Bekleyelim bunda da bir hayır vardır, belki Allah bizi büyük bir beladan koruyacaktır, diye düşündüm. Önce yavruların yumurtadan çıkmasını, daha sonra uçmasını bekledim."

45 gün içinde bağ ve bahçe işleriyle uğraşarak geçimini sağladığını belirten Bahattin Gürses'in kızı Aysima Gürses ise kuşlara teşekkür ederek “kuşlar sayesinde babam 45 gündür evde, o yüzden çok şanslıyım” demiş.

Tolstoy’un eserlerindeki iyi yürekli insanlar Ankara Çubuk’ta karşımıza çıkmıştı sanki! Şimdi ben, Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu’yla Nakliyeciler Federasyonu’na sesleniyorum! Bahattin ağabeyi yılın şoförü ve nakliyecisi olarak seçmek yerinde olmaz mı? Siz, çağrımdan haberdar olmasanız bile güzel yürekli insanlarımız onu çoktan gönülden seçmişlerdir.

Ey güzel insanlar! Bir cumartesi yazısı okunacaksa sizlerin güzel yürekleri ve yaptıkları vesilesiyle okunur hem de bunca kötüye ve zulme inat!

Ne dersiniz, bir cumartesi yazısından çok şey beklemek gerekir mi?

Karar sizin!

selahattindemirel37@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
23Nis

Değişmeyen gündem ve 23 Nisan

15Nis

Güllaç kalpleri kim kırdı?

06Nis

Pudra şekerinden amirallere…

29Mar

Gerçekleri pudralamak!

24Ara

2020 uğursuz muydu?

saniye sonra kapatılacak. REKLAMI GEÇ
açılış reklam