TAŞERON YASASI NE ANLAMA GELİYOR ? -2..


Peki yerel yönetimlerde çalışan taşeron işçiler ile 4-c’liler ve mevsimlik işçileri neler bekliyor?

26) Yerel yönetimlerde çalışan taşeron işçiler ne olacak?

Yerel yönetimlerde (belediyeler ve il özel idareleri) çalışan taşeron işçiler, 4-D kapsamına alınmayacak; bu işçilere kadro verilmeyecek. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu, kadronun sadece merkezi yönetimlerde çalışan 400 bin taşeron işçiye verileceğini, yerel yönetimlerdeki 450 bin taşeron işçinin ise iktisadi teşekküllerde istihdam edileceğini açıkça söyledi. Sonuç olarak belediyelerde çalışan taşeron işçiler belediye iktisadi teşekkürlerine (BİT); il özel idarelerinde çalışan taşeron işçiler ise il özel idarelerinin iktisadi teşekküllerine geçirilecek. Eğer belediyenin ya da il özel idaresinin iktisadi teşekkülü yoksa önce iktisadi teşekkül kurulacak ve ardından taşeron işçiler buralara kaydırılacak.

27) Belediye İktisadi Teşekkülü nedir?
Belediye iktisadi teşekkülleri (BİT), belediyeler tarafından kurulan şirketlerdir. Gündelik dilde belediye şirketi olarak anılırlar. Kurulmaları, Bakanlar Kurulu’nun iznine tabidir. Belediye şirketleri, belediyelerin görev ve hizmet alanlarında faaliyet yürütürler. Belediye şirketleri, belediye tarafından belirlenen yönetim kurulu tarafından yönetilir. Bu şirketlerin yönetimi ve çoğunluk hissesi belediyelere ait olsa da, bu şirketler özel şirketlerdir. Belediye şirketleri, özel hukuka tabidir, Türk Ticaret Kanunu kapsamındadır ve hukuksal olarak iflas edebilir.Hisse oranı yüzde 50’nin üzerinde olan şirketler aynı zamanda kamu ihale mevzuatı hükümlerine de tabidir.Belediye şirketlerinin kendi özel bütçeleri vardır. Bu şirketler, istedikleri işçileri çalıştırabilir. Bu şirketlere işçi alınması özel bir izne ya da kadro şartına tabi değildir. Bu şirketlerin işçileri, kadrolu işçi sayılmaz ve 4-D kapsamında değildir. Bu kurallar, il özel idareleri tarafından kurulan iktisadi teşekküller (şirketler) için de geçerlidir.

28) İktisadi teşekküllere geçirilen işçilerin hukuki durumu ne olacak?
Yerel yönetimlerde çalışan taşeron işçiler, belediye ya da il özel idarelere ait iktisadi teşekküllerin işçisi olacak. Yani bu taşeron işçiler, belediyenin ya da il özel idaresinin kendi kadrolu işçisi olmayacak. Bu işçiler 657 4/D’de tanımlanan kadrolu işçi sayılmayacak. Bu işçiler, İş Yasası’na tabi işçi olarak, iktisadi teşekküllerin işçisi olarak çalışmaya devam edecek. Ancak bu işçilerin işvereni artık taşeron şirket değil, iktisadi teşekkül olacak.

29) Belediye işçiliği ile şirket işçiliği arasında nasıl bir fark var?
Önceki sorularda belirtildiği üzere en önemli fark, belediye işçilerinin belediyenin kendi kadrolu (4-D’li) işçisi olması; belediye şirketi işçilerinin ise belediyenin değil belediye şirketinin işçisi olması. Her iki işçi grubu da İş Yasası kapsamında ve yasal güvence bakımından eşit konumda. Yani her iki işçi grubu için de memuriyet güvencesi ve emekliliğe kadar çalışma garantisi yok. Ancak uygulamada, belediyelere daha zor işçi alınıp çıkarılırken; belediye şirketlerinde işçi alıp çıkarmalar daha kolay yaşanabiliyor. Ücret ve mali haklar bakımından da ciddi farklar söz konusu. Belediyelerin büyük çoğunluğunda kadrolu belediye işçilerinin sendikaları ve toplu iş sözleşmeleri mevcut. Belediye şirketlerinde sendikal örgütlenme, belediyelere göre daha zayıf. Öte yandan belediye şirketi işçilerinin toplu iş sözleşmeleri, genellikle, belediyenin kadrolu işçilerinin toplu iş sözleşmelerinden daha düşük ücret ve haklar içeriyor. Belediye şirketi işçileri, ücretlerin zamanında ve eksiksiz ödenmesi başta olmak üzere birçok sorunla, belediye işçilerine göre daha sık karşılaşabiliyor. Belediyelerin kadrolu işçilerine yılda 52 günlük ücret tutarında ilave tediye ödenirken, belediye şirketi işçilerine ödenmiyor.

30) Belediye şirketleri, taşeron şirket mi?
Belediyeler, yasadaki kimi istisnalar dışında her türlü, yapım, iş, mal ve hizmet alımlarını kamu ihale mevzuatına uygun olarak yapmak zorunda. Bu ihalelere özel şirketler gibi belediye şirketleri de katılabiliyor. İhale sonucunda ihaleyi belediye şirketi alabilirse söz konusu işi belediye şirketi yerine getirebiliyor. Yani belediye şirketleri, bazı iş ve hizmetlerde, piyasadaki taşeron şirketlerle aynı konumda ihale alıp, faaliyet yürütüyor. Bu durumda yasal anlamda, belediye asıl işveren, belediye şirketi ise alt işveren (taşeron) oluyor. Bu ihale kapsamında çalıştırılan belediye şirketi işçileri de bir anlamda belediyenin taşeron işçisi konumunda oluyor. Özellikle ihaleleri belediye şirketlerinin değil de özel şirketlerin aldığı durumlarda işçilerin işlerini kaybetme riski bulunuyor. Çıkarılacak yasa ile kamuda personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı sisteminin kaldırılacağı belirtiliyor. O halde belediyelerin ihale koşuluna bağlı olmaksızın her türlü işi doğrudan belediye şirketleri eliyle yürütebileceğine dair bir düzenleme de yapılması gerekiyor. Öte yandan belediyelerde personel çalıştırılması esasına dayalı ihaleler dışında çokça başka tür ihale de mevcut. Örneğin belediyelerin temizlik işleri ihalelerinin neredeyse tamamına yakınında personel gider payı yüzde 70’in altında olduğu için bu ihaleler, bu kapsamda değerlendirilmiyor. Bu ihalelerde çalışan binlerce işçi sırf bu yüzden, taşeron işçiler için yapılan yeni toplu iş sözleşmesi düzenlemesinden yararlanamamıştı. Bu tür farklı ihale biçimlerinde çalıştırılan taşeron işçilerin, belediye şirketlerine geçirilip geçirilmeyeceği de şu an itibariyle belirsiz. Bununla birlikte, belediye şirketlerinde yasal anlamda taşeron işçi olan çok sayıda işçi, yapılacak yasal düzenleme ile kadro almayı ve belediyenin kendi işçisi haline gelmeyi bekliyordu. Hükümet cephesinden gelen açıklamalar, piyasadaki taşeronlarda çalışan taşeron işçilerin yanı sıra, belediye şirketi işçilerinde de hayal kırıklığına yol açtı.

31) Belediye şirketi işçileri –dava açarak da olsa- ilave tediye alabilecek mi?
Kadrolu işçilere yılda 52 günlük ücret tutarında ilave tediye (ikramiye) ödenirken, belediye şirketi işçilerine ilave tediye ödenmiyordu. Son yıllarda belediye şirketi işçileri, ilave tediye davaları açtı ve bu davaların bir kısmı işçiler lehine sonuçlandı. Ancak Yargıtay’ın iş davalarına bakan iki dairesi de en son kararlarında belediye şirketi işçilerine ilave tediye ödenmeyeceğine hükmetti. Dolayısıyla yeni bir yasal düzenleme yapılmadığı sürece hem mevcut belediye şirket işçileri hem de bu şirketlere geçirilecek taşeron işçiler ilave tediye hakkından yararlanamayacak.

32) Geçişte koşul aranacak mı?
Merkezi yönetimlerde çalışan ve kadroya alınacak olan taşeron işçilerin, hem güvenlik soruşturması hem sınavdan geçirileceği açıkça ifade edildi. Ancak belediyelerde çalışan taşeron işçiler belediye şirketlerine geçirilecek. Kadrodan farklı olarak belediye şirketlerine geçiş için mevzuatta sınav koşulu bulunmuyor. Öte yandan güvenlik soruşturması şartı da söz konusu değil. Ancak yerel yönetimlerde çalışan işçiler için güvenlik soruşturması ve sınav yapılıp yapılmayacağına ilişkin net bir açıklama henüz gelmedi. Basında yer alan bazı haberlere göre ise bu işçiler de güvenlik soruşturması ve sınava tabi olacak.

33) Kararı belediyeler ve il özel idareleri mi verecek?
Yerel yönetimlerdeki taşeron işçilerin geçiş koşulları netleşmediği için belediyeler ve il özel idarelerinin ne ölçüde karar sahibi olacağı da belirsizliğini koruyor.

34) Geçiş ne zaman ve nasıl yapılacak?
Belediyeler ve il özel idarelerindeki taşeron işçilerin de yasanın çıkmasını takip eden 3 ay içinde iktisadi teşekküllere geçirilmesi hedefleniyor. Ancak birçok belediye ve iktisadi teşekkülün kendi şirketi yok. Dolayısıyla bu kadar kısa bir zaman dilimi içinde hem şirketlerin kurulması, hem de yapılması halinde güvenlik soruşturması ve sınavın gerçekleştirilerek geçişlerin sağlanması olanaklı gözükmüyor.

35) İşçilerin hak ve ücretleri ne olacak?
Merkezi yönetimlerin yanı sıra yerel yönetimlerdeki taşeron işçilerin de mevcut hakları ile iktisadi teşekküllere geçirilmesi planlanıyor. Bu durumda iktisadi teşekküllere geçirilen işçilerin kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin gibi süreye bağlı haklarında işçilerin taşeronda geçen süreleri de dikkate alınacak. Ancak işçiler mevcut ücret ve mali haklarıyla şirketlere geçirilecek. Yani işçilerin ücretlerinde geçişten kaynaklanan bir artış olmayacak. İşçiler, geçişlerle ilgili yasa eliyle herhangi bir sınırlama getirilmez ise ve geçirildikleri iktisadi teşekkülde toplu iş sözleşmesi varsa, toplu iş sözleşmesine taraf sendikaya üye olarak, ileride yapılacak ücret artışları ve ücret dışı yan haklardan yararlanabilecek. Ancak yeni kurulacak iktisadi teşekküllere geçirilecek işçiler bu olanaktan da yoksun olacak.

36) İşçiler arasında eşitlik sağlanacak mı?
Taşeron işçiler mevcut ücret düzeyleri ile belediye şirketlerine geçirilecekleri için mevcut ücretlerini almaya devam edecekler. Yani bu işçiler, aynı kıdeme sahip oldukları, aynı işi yaptıkları belediye şirketi işçileri ya da belediye işçileri ile aynı ücreti alamayacaklar. Ücret farklılıkları devam edecek. Bugün belediye şirketi işçileri zaten belediyenin kadrolu işçilerinden daha düşük ücret alıyor ve aynı ya da benzer işi yapan işçiler arasında ciddi ücret farklılıkları bulunuyor. Belediye şirketlerine geçirilen taşeron işçilerin ücretleri çoğunlukla belediye şirketlerindeki işçilerin de altında olacağı için bu fark daha da büyüyecek.

37) İşçilerin sendikal hakları nasıl etkilenecek?
Belediyelerdeki taşeron şirketlerde çalışan işçiler, bugün taşeron şirketlerinin faaliyet gösterdiği işkollarındaki sendikalara üye olabiliyor. Şirketlerin büyük kısmı “Genel İşler” işkolunda yer alıyor. Ancak farklı işkollarında yer alan taşeron şirketler de mevcut. Geçişin ardından, işçiler, yasa ile herhangi bir sınırlama getirilmez ise, geçirildikleri belediye şirketi (ya da il özel idaresi iktisadi teşekkülü) hangi işkolundaysa o işkolundaki sendikalara üye olabilecek. Belediye şirketlerinin de çoğunluğu “Genel İşler” işkolunda ancak farklı işkolunda yer alan şirketler de söz konusu. Geçişin ardından işkolu değişmezse işçilerin üyelikleri aynen devam edecek. İşkolu değişikliği halinde işçiler, geçtikleri belediye şirketinin faaliyet gösterdiği işkolundaki sendikalara üye olabilecek.

38) 4-c’liler için nasıl bir düzenleme yapılacak?
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4. maddesinin (c) fıkrasında “geçici personel” tanımı yapılıyor. 4-c’liler, ne işçi ne de memur sayılıyor. 4-c’lilerin büyük çoğunluğunu, özelleştirme nedeniyle işyeri kapatıldığı için 4-c’ye geçirilenler ile Türkiye İstatistik Kurumu gibi kamu kurumlarında 1 yıldan az süreli işlerde çalıştıranlar oluşturuyor. Tekel işçilerinin yürüttüğü direniş neticesinde 4-c’lilerin hak ve çalışma koşullarında iyileştirmeler yapılsa da, 4-c’liler ne işçi ne de kamu çalışanlarının haklarından yararlanabiliyor. 4-c’liler, iş güvencesine de sahip değil. Yapılacak düzenleme ile 4-c’liler, 4-b’ye geçirilecek; yani “sözleşmeli personel” olacak. Bu durumda 4-b’ye geçirilenler tam yıl çalışacak ve 4-b’lilerin haklarından yararlanabilecek. Ancak 4-b’lilerin de sözleşmeleri her yıl yenileniyor ve 4-b’liler ile 4-a’lı devlet memurlarının hak ve ücretleri farklı. Dolayısıyla 4-b, memur güvencesinin olduğu bir istihdam biçimi değil. Öte yandan 4-b’ye geçişin nasıl yapılacağı, geçişle birlikte ücretlerde iyileştirmeye gidip gidilmeyeceği belirsizliğini koruyor.

39) Mevsimlik işçiler için nasıl bir düzenleme yapılacak?
Mevsimlik işçiler, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4. maddesinin (d) fıkrası kapsamında düzenleniyor. Bu işçiler, mevsimlik işlerde, kampanya işlerinde ya da orman yangınıyla mücadele hizmetlerinde, “geçici iş pozisyonlarında” yılda 6 aydan az çalıştırılabiliyor. Dolayısıyla bu işçilerin bir yılda çalışma süresi 5 ay 29 günü geçemiyor. Yapılacak düzenleme ile bu sürenin 4 ay daha uzatılması ve 1 yılda çalışılacak azami sürenin 9 ay 29 güne çıkarılması planlanıyor. Ancak bu düzenleme “geçici iş pozisyonları” tarifini değiştirmiyor ve bu işçilere sürekli işçi kadrosu sağlamıyor. Öte yandan, 9 ay 29 gün, her yıl çalışılacak mutlak süre olmayacak. Yani düzenleme ile birlikte yılda 9 ay 29 gün çalışma garantisi gelmeyecek. Mevsimlik işçiler daha kısa sürelerle de çalıştırılabilecek.

40) İşçiler ne istiyor?
Kamudaki tüm taşeron işçiler, koşulsuz-şartsız işçi kadrosu istiyor. Kamudaki tüm taşeron işçiler, çalıştıkları kurumun kendi kadrolu işçisi olmak, eşit ücret ve haklardan yararlanmak istiyor. Merkezi yönetimlerde çalışan taşeron işçiler, sınav-güvenlik soruşturması gibi koşullar aranmaksızın kadrolu işçi olmak istiyor. Yerel yönetimlerde çalışan işçiler, iktisadi teşekküllerin değil çalıştıkları belediye ya da il özel idaresinin kadrolu işçisi olmak, eşit ücret ve haklarla çalışmak istiyor. 4-c’liler, bir başka güvencesiz istihdam modeli olan 4-b’yi değil, 4-a’lı devlet memuru olmak istiyor. Mevsimlik işçiler, çalışma sürelerinin azami sınırının uzatılmasını değil, tam yıl sürekli ve kadrolu işçi olarak çalışmak istiyor.

samtasc@hotmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 2

  • Semih Kocero | 24 Aralık 2017 20:25

    TAŞERON YASASIDA khk İLE ÇIKTI. İTİRAZ YOLLARI KAPALI. Türkiye'nin demokrasi ile değil OHAL ve KHK'larla yönetilmesinin bedelini bu sefer de taşeron işçiler ödedi. Taşeron işçilerin çoğunluğu kapsam dışında! Kapsamda olanlar için de koşullar var. Koşulları sağlayanlar içinse mevcut kadrolu işçilerle eşit ücret ve hak yok!

  • sami Taşcı | 19 Aralık 2017 22:44

    Eger KHK ile çıkarsa eşitsizliklere karşı itiraz yolları kapalı olacaktır.Yani aynı işi yapanlar farklı üçret alacaklar,bazı kurumdakilere kadro verilip bazı kurumlara verilmez ise yine itiraz edilemeyecek demektir.Çünkü OHAL koşullarındaki KHK lere itiraz edilemiyor.

YAZARIN SON 5 YAZISI
19Nis

BASKIN SECİM ..

11Nis
04Nis
30Mar

EĞİTİMDE PERFORMANS OYUNU -2

16Mar

EĞİTİMDE PERFORMANS OYUNU-1