Davranışsal bağımlılıklar


Davranış, TDK’ya göre, davranma işi, tutum, davranım anlamlarında kullanılmaktadır. Bağımlılık ise, başka bir şeyin gücüne veya yardımına bağlı olan, özerkliği olmayan anlamlarına gelmektedir. Davranışsal bağımlılıklar için davranımda/tutumda özerkliği olmayan diyebiliriz. Bağımlılık beyindeki “ödül ceza sistemi” ve “dopamin nörotransmitteri” ile doğrudan ilişkilidir ve bu sürecin “tekrarlayan davranışlarla” yanlış yönlendirilmesi sonucu ortaya çıkmaktadır. Daha önceden bu durumun sadece vücuda alınan madde ile olacağı düşünülmekteydi. Ancak madde bağımlılığının yanında özellikle 2013’ten bu yana birtakım davranışlarında bağımlılığa neden olduğu tespit edilmiştir. Davranışsal bağımlılıklarda kişi belirli bir davranışı yaparak rahatlama ve huzur hisseder, başka bir deyişle “ödül alır”. Yani davranışsal bağımlılık bireyin zevk almak ya da problemlerinden kaçmak için tekrarladığı davranışlardır denebilir. Davranışsal bağımlılığın birçok türü vardır. Ancak bunların en yaygınları: Kumar bağımlılığı, problemli internet, sosyal medya ve bilgisayar oyunu kullanımı, alışveriş bağımlılığı, yeme bağımlılığı, egzersiz/spor bağımlılığı, iş bağımlılığı, seks (porno) bağımlılığı, aşk/ilişki bağımlılığı, heyecan ve tehlike bağımlılığıdır. Davranışsal bağımlılıkların belirtilerine baktığımızda genel olarak 6 maddede belirtilmiştir. Bu belirtiler (Griffiths, 1996):

1. Belirginlik: Davranışın kişinin hayatındaki en önemli etkinlik haline gelmesidir.

2. Ruhsal Değişim: Davranışın problemlerden kaçış ya da bir tür başa çıkma yöntemi olarak kullanılmasıdır. (Stresle başa çıkmada bu davranışın kullanılması)

3. Tolerans: Daha önceki etkinin sağlanması için, aktivitenin miktarının her seferinde artırılmasıdır.

4. Yoksunluk Semptomları: Davranış kesildiğinde veya ani olarak azaldığında hoş olmayan duygu durumları veya fiziksel etkiler ortaya çıkar. (Huysuzluk, sinirlilik, titremeler gibi)

5. Çatışma: Davranış gerçekleştiğinde etrafındakilerle ya da kendi ile çatışma halidir.

6. Nüksetme: Uzun zaman boyunca bu davranışın tekrarlaması, ortaya çıkmasıdır.

Peki davranışsal bağımlılık nasıl ve neden oluşuyor?

Duygudurum Değişiklikleri: Birey yaşadığı stresi azaltmak için birtakım davranışlar geliştirebilir. Yani içerisinde bulunduğu olumsuz durumu (gerilimi) değiştirmek için birtakım davranışlarda bulunabilir. Örneğin bir çocuk yaşadığı sınav stresini oyun oynayarak atmaya çalışabilir. Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Dinç teknoloji bağımlılığının oluşmasını 4 adımda açıklıyor.

Adımlardan ilki deneysel kullanımdır. Buna göre ilk başta kişi internetti, ya da teknolojiyi merak eder ve dener. Bu durumda kişi merakını gidermiştir. Bu adım problem teşkil etmez.

İkinci adım ise sosyal kullanımdır. Kişi çevresinde belli bir oyun oynayan, sosyal medya kullanan kişilerin olduğu gruplara girer ve girdikleri gruplarda kalmak için çabalarlar. Grubun dışında kalmamak için kişi istese de istemese de sevsede sevmesede o davranışını devam ettirir (oyun oynamak, sosyal medya kullanmaya devam etmek gibi).

Üçüncü adım ise operasyoneldir. Yani bir amaca dönük kullanımdır. Bu amaçların birincisi zevk almak amacıyla yapılır diğeri ise problemlerden kaçmaktır.

Dördüncü adım ise bağımlı kullanımdır. Bu adımda artık kişinin kullanmak için herhangi bir sebebi yoktur. Merak etsin etmesin, sosyal çevresi bağımlı olsun olmasın, hayatında problem olsun olmasın kişi bu davranışı gerçekleştirir. Artık bu noktada kişinin hayatını tamamen internet üzerinden oluşturduğu sanal çevre oluşturacaktır ve gün içerisinde zamanının çok büyük bir kısmını burada geçiriyor olacaktır.

Bu süreç zamana yayılmıştır ve hem davranış boyutunda hem de beyinde nörolojik anlamda birtakım değişiklikler olmuştur.

Beklenti: Stresli bir olay yaşandıktan sonra gerilimlerini azalttığı için değil, öyle olmasını umdukları için o davranışı gerçekleştirirler. Örneğin sevgilisinden ayrılan bir kişi çikolata yiyerek mutlu olacağını düşünüyor. Yaşadığı problemi yemek yeme davranışı ile azaltmaya çalışıyor ve bununla ilgili bir beklentisi oluşuyor. Daha sonrasında bu kişi yeme bağımlılığı geliştirmeye başlayabilir. İşte burada asıl soru bence şu, kişi mutlu olmak için mi çikolata yiyor yoksa içindeki bir boşluğu doldurmak için mi çikolata yiyor. Ya da şeker hastası bir kişi neden zararlı olduğunu bildiği halde şeker tüketmeye devam ediyor. Yani acaba kendisini bir durumdan dolayı cezalandırıyor mu diye düşünmek lazım.

Kişilik Özellikleri: Negatif duygulanım, olumlu duygulanıma karşı ısrarlı arzu, tedbirli davranıştan kaynaklanan baskılama, zarar görmekten kaçınma ve tutucu ahlaki standartlar. Örneğin; kişi cinsel ilişkinin kötü bir şey olduğu ve bu konuda da sürekli baskılandığında, bu durum bir yerden bir şekilde patlak verebilir ve kişide seks ya da porno bağımlılığı gelişebilir.

Bunlara ek olarak, bireyin sosyal yaşantısındaki rolü, aldığı sosyal destek, sosyal ortamdaki saygınlığı, kendisini ve çevresini nasıl algıladığı bağımlılıkla ilişkili etmenlerdir. Örneğin sosyal destek alamayan, aile yapısında sürekli kaos olan, ailesinin tutum ve davranışları baskıcı ya da umursamaz olan ve yaşadığı yerdeki sosyal imkanlar kısıtlı olan bireylerin bağımlılık geliştirme riski diğer bireylere göre daha fazladır.

Davranışsal bağımlılık alanı daha çok yeni olduğu için hem yurtdışında hem de ülkemizde bu alanda yani yeni çalışmalar yapılmakta. Bu anlamda araştırmalar ve çalışmalar devam etmektedir. Yeşilay YEDAM merkezleri ya da AMATEM’ler akla ilk gelen yerler olabilir. Bu kurumlarda özellikle YEDAM’lar da daha çok madde bağımlılıklarına odaklanılmakta. Kişiyi sosyal hayatına ve işlevselliğine geri kazandırmak amacıyla birçok kurumla iş birliği içerisinde çalışmaktalar ve hem psikolojik hem de sosyal destek sağlamaktadırlar. Bunlara ek olarak bireysel psikoterapiler, psikoeğitimler bu süreçte bu tür bağımlılıkların tedavisinde uygulanılmaktadır.

Klinik Psikolog Canahmet BOZ

psikolog.canahmet@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
23Haz
16Haz

Huni ve psikolojik hastalıklar

09Haz
31May

Davranışsal bağımlılıklar

19May

Seme gibi olmak