Empati kurarken empati kurmuyor olabiliriz!


Psikoloğa giden bir kişi bazen “Ya sen benim yaşadıklarımı nerden anlayacaksın, sen hiç hayatında benim gibi bir problem yaşadın mı?” diye düşünebilir. Evet aslında bireyin oradaki anlaşılma ve belki “empati” kurup kuramama endişesi bu tür bir soruyu sorduruyor olabilir. Ancak çalışmalar gösteriyor ki sizinle aynı problemleri yaşamış ve bir şekilde üstesinden gelmiş insanlarla konuşmanız ya da en iyi onların sizi anlayacağını düşündüğünüz kişilerle problemlerinizi paylaşmanız her zaman doğru bir karar olmayabilir.

Ruttan ve arkadaşlarının yaptığı bir çalışmada (2015) yaklaşık 200 kadar kişiye elinden gelen her şeyi yapmasına rağmen iş bulamayan ve sonrasında geçinebilmek için uyuşturucu satmaya başlayan birisinin hikayesi okutulmuştur. Geçmişte işsiz kalmış ama sonra iş bulup çalışmaya başlayanların işi olmayanlara oranla hikayedeki adama karşı daha az acıma duygusu gösterdiğini ve onu daha fazla kınadığı ortaya çıkartılmış. Buradan da zor bir deneyim yaşayanların kendilerine benzer türde bir şey yaşayanlara karşı neredeyse cezalandırıcı bir tutum içine girdiği görülüyor.

Araştırmacılar buradan yola çıkarak bu davranışların arkasında iki neden yatabileceğini düşünüyorlar:

Bunlardan ilki, insanlar geçmişte yaşadıkları zorlu deneyimleri doğru şekilde hatırlayamıyorlar. Geçmişte ne kadar acı verici, stresli ve yıkıcı olduğunu hatırlasalar da bugün baktıklarında yaşadıklarını hafife almaya daha eğilimlidirler. Buna empati boşluğu denmektedir. Bu ilk olguyu destekleyen başka bir bilgide, insanlar geçmişte yaşadıkları olumsuz deneyimleri (ya da travmaları) yanlış hatırlarlar. Çünkü beyin kendisini korumak için yaşananları “yumuşatarak” tekrardan yazar. Böylelikle yaşanan olumsuz tecrübeyi tekrardan hatırlayabilecek şekline çevirmiş olur.

Araştırmacılar ikinci nedenin geçmişte bir sıkıntı yaşayıp üstesinden gelen bireylerin artık o konuyu iyi bildiklerini düşünmeye başladıklarını ifade etmişlerdir. “O kadar da zor değildi” ve “Ben bu problemin üstesinden gelmeyi başardım” düşünceleri benzer durumları yaşayan diğer bireylerin de bu problemlerinin üstesinden gelebileceği algısına kapılıp daha az empati duymaya başlarlar.

İşte tam da bu yüzden bir psikoloğa gitmek gerekli olabilir mi? Aynı şeyleri yaşamasa da (çalışmalar gösteriyor ki belli koşullarda bu olumlu bir durum) bu alanda eğitim aldığı için bir profesyonelden destek almanın, bunun ötesinde anlaşılmanın bireye iyi geleceğini düşünüyorum.

Kaynakça
-Ruttan, R. L., McDonnell, M. H., & Nordgren, L. F. (2015). Having “been there” doesn’t mean I care: When prior experience reduces compassion for emotional distress. Journal of personality and social psychology, 108(4), 610. 
-Nordgren, L. F., van Der Pligt, J., & Van Harreveld, F. (2006). Visceral drives in retrospect: Explanations about the inaccessible past. Psychological Science, 17(7), 635-640.

Klinik Psikolog Canahmet BOZ

psikolog.canahmet@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
23Haz
16Haz

Huni ve psikolojik hastalıklar

09Haz
31May

Davranışsal bağımlılıklar

19May

Seme gibi olmak