CUMHURİYET 92 YAŞINDA


Cumhuriyet, bir devlet veya hükümet şekli olarak ifade edilir. 1921 Anayasamızın 29 Ekim 1923’de yapılan değişikliğinde,  Cumhuriyet bir hükümet şekli olarak ifade edildiği halde, 1924 ve 1961 Anayasalarımızda bir devlet şekli olarak belirlenmiştir.

Devlet şekli olarak cumhuriyette egemenlik dar veya geniş bir kitleye aittir ve devlet başkanı da bu topluluk içinden seçilir. Egemenlik sahibi topluluk muayyen bir sınıf ise, bu cumhuriyetlere aristokratik cumhuriyet;  kitle, egemenliğe sahip topluluk, halk dediğimiz geniş kapsamlı bir topluluk ise buna da demokratik cumhuriyet denir.

Demokrasi ve cumhuriyetin yakın ilgisi vardır. Her demokratik rejim cumhuriyet olmamakla beraber, demokrasinin en gelişmiş şekli, en ileri hüviyeti ile görünümü cumhuriyete bağlanır. Demokrasi, devletin en yüksek organından en aşağı basamaklarına kadar halk iradesinin egemenliğine dayanır. Cumhuriyeti yaşatacak ve ayakta tutacak tek kuvvet ise, yurttaşın siyasi olgunluğuna ahlâki değerine dayanan kamu yararı düşüncesidir. Bu yönü ile cumhuriyet, bir kişi veya zümre yararına değil, kamu yararına dayanan ve kamu yararına göre yönetilen devlet şeklidir.”(1)

Atatürk: “Cumhuriyet düşünce serbestliği taraftarıdır. Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre hürmet ederiz. Her kanaat bizce muhteremdir. Yalnız muarızlarımızın insaflı olması lâzımdır” demiştir. Demek ki insanların düşüncelerini, fikirlerini kimseden korkmadan rahatça ifade edebilmeleri cumhuriyetin ve demokrasinin gereğidir.

Cumhuriyet, Türk milletinin uzun ve zorluklarla dolu mücadelesi sonucunda kurulmuştur. Şehitlerimiz, gazilerimiz bizlerin bugün bu topraklarda hür olarak yaşayabilmemiz için kanlarını dökmüşler, canlarını vermişlerdir. Atatürk: “Cumhuriyet bedava kazanılmış değildir. Bunu elde etmek için kan döktük. İcabında cumhuriyetimizi ve kurumlarını korumak için de ne lâzımsa yapmaya hazırız. Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacak fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet yaşayacaktır” demiş ve cumhuriyeti koruma ve kollama görevini Türk gençliğine vermiştir.

Bugün de Cumhuriyetimiz tehdit altındadır. Bu tehdidi boşa çıkarmak için millet olarak uyanık olmaya, birlik beraberliğimizi korumaya mecburuz. Okuyucularımın Cumhuriyet Bayramını kutluyor, Cumhuriyetimizin ilelebet yaşamasını diliyor, başta Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere gerek cumhuriyetimizin kurulmasında emeği geçen, gerekse bugün vatanın korunması için canını veren asker, polis bütün şehitlerimize, bugün aramızda olmayan gazilerimize Yüce Allah’tan rahmet,  hayattaki gazilerimize de sağlık diliyorum. Yazımı A. Muhtar Kumral’ın aşağıdaki mısralarıyla bitirirken saygılarımı, sevgilerimi sunuyorum.

“Yaşamak için ölmek davasıdır hürriyet,

Yüz binlerce şehidin adıdır Cumhuriyet.”

---------------------------------------------------------------------------------

(1)Türk İnkılâp Tarihi  / Prof. Dr. Hamza Eroğlu / Millî Eğitim Basımevi 1982

mehmetsaimsayan@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 1

  • Emin EĞRİ | 06 Kasım 2015 23:24

    Cumhuriyet tek başına özgürlük değildir. İlla da DEMOKRASİ ile taçlandırılınca cumhuriyetin kıymeti ve yaşanacak rejim olduğu anlaşılır. Demokrasisiz Cumhuriyet, İran İslam Cumhuriyeti, Libya Cemahiriyesi (Cumhuriyeti),eski kominist Demokratik D.Almanya Cumhuriyeti gibi olur. Cumhuriyet ve demokrasi (kör-topal da olsa) özgür insan rejimidir. Hocamın değerli yazısına nacizane ilave yapayım dedim.

YAZARIN SON 5 YAZISI
10Kas
29Ekm

"Cumhuriyet fazilettir"

13Ekm
18Ağs

Gelinlik (Hikaye)

03Ara