15 TEMMUZ DİRENİŞ, DİRİLİŞ VE UYANIŞ DESTANI


15 Temmuz 2016 tarihin sayfalarında kendine yer bulan bazılarına göre kontrollü darbe, bizlere göreyse alçakca planlanmış ve her aşaması buram buram ihanet kakan bir darbe girişimi.

Akşam vakitleri boğaziçi köprüsü yani yeni adıyla 15 Temmuz Şehitleri köprüsünde bir hareketlenme gözlenmiş köprü trafiğe kapatılmış ve hepimiz bunu şaşkınlıkla izlemiştik ama yinede bir kalkışma hareketi olabileceğine hiçbirimiz ihtimal vermiyorduk.

Hadi canım sene 2016 olmuş, Millet uzayda yaşam var mı yok mu gibi bilimsel tartışmalar içerisinde, biz hala darbe mı olacak diyemi düşünelim geçiniz efendim artık ülkemizde darbe felen olmaz, bunlar çok hayal ürünü endişeye gerek yok diye düşünrken, birden haber gündemlerini süsleyen "yurtta sulh, cihanda sulh" adlı TSK içindeki şeref yoksunu bir güruh kalkışma hareketine başlamış.

Stratejik yerler ele geçirilmek istenmiş, Türksat, TRT, GSM şirketleri yani iletişimin kesilmesi halkın organize olamaması ve ansızın bir sokağa çıkma yasağının ilanıyla bir darbe gerçekleştirip ülkemizden bir 50 yıl daha çalacaklarını düşündüler.

TRT de spikerin eline tutturmuş oldukları kıytırık bir darbe metinini okuyan o spikerin sesindeki korkuyu hiçbirzaman unutmadık, kulaklarımızdan o ses çıkmadı. İnsanlar Bu ülkede darbelerden ve darbeleren sonra kurulan sol rejimlerden çektiği kadar hiç kimseden çekmedi ve bununla mücadele etmek için herşeyleri ile mücadele etmeye hazırdı

Beklenen ses, beklenen çağrı CNN Türk ekranlarında bir telefon ile canlı yayına bağlanan Sn.Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından gerçekleşti. "Halkımızı sokaklara, Meydanlara davet ediyorum"

Adnen Menderesi bu köhneleşmiş yapıya kaybeden dedelerimizn kalbinde hep bir uhde olarak kalmıştı, Yaşlı, genç, zengin, fakir v.b bir ayrım yoktu topyekün meydanlara koşarcasına akın etti millet. Bir Milli Mücadele ruhuyla ölürsek şehit kalırsak gazi düsturuyla kalplerindeki imanla hareket ettiler. Ölümü öldüren, Korkuyu korkutan ve bu paralel ihanet çetesinin gayrimeşru cocuklarının karşısına ne bir silahla ne baska bir gereçle değil serhad dolu göğsündeki imanla tir tir titreterek çıkan bu kahraman milletin yazdığı ve kelimelerle anlatılmayacak bir destanın adıdır 15 Temmuz ...

Ömer Halisdemir adında üstünde taşımış olduğu ve peygamber ocağını temsil ettiğini korkusuzca, hain kalkışmanın en strajik noktalarından biri olacağının bilindiği özel kuvvetl komutanlığında hain semih terziyi alnından vurarak, şerefiyle taşıdığı üniformasıyla ve son mermisine kadar tek başına mücadele edip bu kahpe kalkışmanın önlenmesinde çok önemli bir rol oynamıştı. Mekanın şüphesiz ki cennet bahçelerinden bir köşk ve Peygambere komşu olmakla müjdelenmiş bir yer olacaktır. Bu millet sana çok şey borçlu ve ebediyen seni unutmayacağız ve unutturmayacağız

Ve Tabiki Sokaklara çıkan ,sonuna kadar mücadele eden şehit olan ve gazi olan bu milletin aziz fertleri hiçbirinizi unutturamayacaklar. Tarihin sayfalarına altın harflerle kazıdınız sizler isimlerinizi...

Bazıları atm kuyruklarında,bakkalarda süper marketlerde kuyrukta beklerken sizler bu hain kalkışmaya göğüs geren kalbi iman dolu neferlerdiniz. Bu ülkenin ekmeğini yiyip suyunu içen bizlerin ödemiş olduğu vergilerle hayatını idame ettiren ve şerefli TSK üniformasını taşıyan ama onu şerefsizce bir kalkışmaya alet edip şereflerini kendini sözde mehdi ilan eden aklını mantığını tüketmiş dış güçlerin birinin kucağından kalkıp diğerine oturan Fetö/Pyd yapılanmasının başında yer alan Başşerefsiz Fettullah gülene sattıkları bir zamanda sizler bu milletin gerçek kahramanları olarak bu kahpece planlanan darbeye darbe yaptınız.

Ve bu sayısız kahramanları bağrından çıkartan Aziz Türk milleti olarak bizlere düşen çok önemli bir misyon var artık. Hayatlarından hiç düşünmeden bu topraklar için bu millet için vazgeçen ya da yaralanan şehit ve gazilerimizin emaneti olan bu ülke için her zamankinden daha çok çalışmak

Adeletin terazisinin kaçtığı ve heryere yuvalanmış bu Fetö/Pyd yapılanmasının gayrimeşru cocukları kol gezerken asla ve asla 15 Temmuzun unutturulmaması için hiç durmadan çalışmak. Sahte adalet eylemleri ile bütün hainler el ele birlik olmuş bir biçimde yürürken bizler bu ihanet sürecindeki direk ya da dolaylı yoldan dahli olmuş herkes cezasını fazlasıyla çekene kadar mücadele etmezsek bu topraklarda yaşamak bizlere haramdır. Bunun vebalini canlarından vazgeçerek mücadele etmiş şehitlerimize ödeyemeyiz.

Bizlere düşen 15 Temmuz direnişini,dirilişini ve uyanışını 1 güne yahut 1 haftaya değil her güne, her aya, her yıla herzamana yaymak bu millettin hafızasına kazımaktır. Sorumluluğumuz çok fazla ve bunun için durmadan, yorulmadan ve sıkılmadan çalışacağız.

Bu topraklar için, Bu devlet için ve Bu millet için gözlerini kırpmadan canlarından,ailelerinden,sevdiklerinden geçip toprağa düşmüş olan bütün şehitlerimizi saygıyla anıyorum, Ruhları şad olsun.

Selam ve Dua ile Kalın.

gokhanaltundal37@hotmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 2

  • Muharrem 37 | 14 Temmuz 2017 21:24

    çok güzel bir yazı olmuş yüreğine sağlık

  • ZEYİT HOCA | 14 Temmuz 2017 16:38

    KARDEŞİM KALEMİNE SAĞLIK

YAZARIN SON 5 YAZISI
07Mar

İŞLEYEN DEMİR PASLANMAZ

07Ara

HİZMET EDENE HİZMET EDİLİR

17Kas
20Eyl
21Ağs