Ne Zulüm Ne Merhamet Yalnızca Adalet!


Bu haftaki yazıma kitapların kitabı yüce Allah’ın kerim kitabından bir ayetle başlamak istiyorum.

“Adalet gereği, ölçüyü ve tartıyı tam olarak gerçekleştirin!, denkserlikle yerine getirin, konuştuğunuz zaman, akrabanız aleyhinde bile olsa adil, doğru olun, adaleti gözetin. (EN’ÂM,152)”

Malum bu hafta gündemi sarsan ülkemizin adalette ne kadar geride kaldığı, yüz karası ve vicdanları kahr-u perişan eden, insanların haberi duyduktan sonra zaten hiç olmadıklarına inandıkları bir adalet sisteminin artık yok hükmünde olduğunu kanıtlayan bir karar vardı.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaşın damadı Ömer Faruk Kavurmacı sağlık sorunları gerekçesiyle tahliye edilmiş.

İnanabiliyor musunuz?

Rüya ya da şaka olduğunu mu düşünüyorsunuz?

Hayır Hayır gerçekten doğru yani her ne kadar inanmak istemesek te rüya olmasını temenni etsek te duyduğunuz her şey gerçek

15 Temmuzda vermiş olduğumuz şehitlerimizin kemiklerini sızlatan, gazilerimizin kalbini hüsrana uğratan, ülkede yaşayan vatandaşlarının adalete olan sönmek üzere olan bir mum ateşine benzeyen duygularını karanlığa gömen bu skandal karar gerçekten alındı. Peki bu saatten sonra ne olacak? Her belediye başkanının yakını olan paralel ihanet çetesi mensubu kişiler sağlık sorunları kötüye gidiyor diye teker teker serbest mi bırakılacak? Ya da kardeşi askerken bu ihanet çetesinde olup birçok vatandaşımızın ölüm emrini veren ama abisi milletvekili olduğu için serbest mi bırakılacak. Ya Mahkemeden 1 dolarını geri isteyen kanı bozuk o şahıs var ya onunda psikolojik olarak sağlık bozukluğu olduğu için onunda serbest bırakılması için gereken şartlar oluştu mu?

Soruyorum sizlere bağımsız ve tarafsız olduğunuzu her fırsatta dile getirdiğiniz, her siyasi olayda başı çekerken arkasına sığındığınız tarafsızlığınıza ne oldu bu ülkenin demokrasisine darbe yapmaya kalkan vatan hainlerine karşı neden işinizi yapmıyorsunuz? İpinizi tutan patronlarınız mı izin vermiyor? Bu millete karşı sorumluluğunuz olduğunu unuttunuz galiba o kadar çok zamandır yargı mensubu olmaktan çok vatanı satma derdinde olduğunuz ve siyasi rant peşinde koştuğunuz için yasaları unuttunuz galiba tarihten ders almanızı öneririm sayın tarafsız ve bağımsız yargı mensubu olduğunu söyleyen hakimler, savcılar bu ülkenin ekmeğini yiyip, suyunu içip ihanet edenlerin ne hallere düştüklerine şöyle bir bakın ve benim tavsiyem vicdanları tahrip eden adalet inancını zedeleyen bu ve bu tür alınabilecek bütün kararlardan vazgeçin sadece göreviniz olan adaleti tahsis edin …

Şimdi gelelim bütün bunlar olurken, susup geri plana çekilen Ak Parti içindeki pek kıymetli bakanlarımıza, vekillerimize, yöneticilerimize uğruna mücadele ettiğimiz Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ın bir sözüyle sokaklara indiğimiz demokrasi için ümmetin son kalesi olan bu devlet için şehit olduğumuz, gazi olduğumuz 15 Temmuz destanı ve kazanılan bu zafer boşa mıydı? 

Alınan bu hukuksuz karara karşı neden tepki göstermiyorsunuz neden susuyorsunuz? Yazımın başında değinmiş olduğum ayet-i kerimede ne diyor yüce Allah ölçü ve tartıda eşit olun diyor bu ihanet çetesinde olan kişilerin eş, dost akraba olması terazinin bir tarafının ağır gelmesini mi sağlıyor? Ne diyor H.Z Ali “Bir zulmü engelleyemiyorsanız, en azından onu herkese duyurun” ama sizler üstünüze düşeni yaptığınızı düşünüyor musunuz? Vicdanınız rahat mı beyler? Bu milletin umudu olarak kurulduğu yıldan beri girdiği her seçimde bu milletin taktirini almış ve sürekli iktidar olmuş bir partinin daha kutsal bir amaca hizmet eden bir davanın mensubu kişilersiniz vicdanınız rahat mı?

Üstad Necip Fazıl Kısakürek’ten bir alıntı yapmak istiyorum.” Her ferdin kalbinde birkaç hâkimden oluşan bir mahkeme vardır; ve hüküm dışardan gelirken de, içeriden verilirken de, karar, o iç mahkemenin hak ve hakikat nasibine bağlıdır. Bu mahkemenin adı vicdan...”

Halk olarak bizlerin vicdanı rahat değil, bizler bu ülkeye ihanet içerisinde bulunan her örgütün her oluşumun cezasını adaletle ödemesini istiyoruz. Bizler vicdanlara da oh be adalet yerini buldu dedirtecek kadar hakkaniyetli yasalarla yönetilmek istiyoruz. Bu ülkeye ihanet içerisinde olanların bedelini idam ile ödemesini istiyoruz. Ümmetin son kalesi olan ve İslam’ın sancaktarı olarak son kale olan devletimizin hak ettiği yere gelmesi için her şeyi yapmaktan sakınmayan bir milletiz

Sayın Cumhurbaşkanımızın dediği gibi “bunlara acımayın yoksa acınacak hale düşersiniz.” Bizler sonuna kadar hakkın ve hukukun yanındayız bu ülkede bir şeylerin değişmesi için artık zamanın kalmadığının ve bu değişimin ivedilikle olması gerektiğinin farkındayız.

Bu ülkenin en zor zamanlarında hiç geri durmadan her zaman sorumluluk alan girdiği her seçimden zaferle çıkan Sn. Recep Tayyip Erdoğan bizler size her zaman güvendik, inandık ve bu böyle devam edecek partinizin başına geri döndünüz ve köklü değişiklikler yaparak vicdanların sesi olacağınızdan hiç şüphemiz yok.

Vesayet sistemlerini birer birer yıkıp tarihin tozlu sayfalarına gömeceğinize olan inancımız tam.

En kısa zamanda bu konuyla ilgili gelişmelerin de olacağını her beraber göreceğiz.

Selam ve dua ile kalın

Saygılarımla

gokhanaltundal37@hotmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 1

  • Asuman Şengül | 08 Mayıs 2017 08:54

    Harikulade aynı duygular içerisindeyim bütün temennimizdir bu kaleme aldığınız konular. Teşekkürler kardeşim

YAZARIN SON 5 YAZISI
07Mar

İŞLEYEN DEMİR PASLANMAZ

07Ara

HİZMET EDENE HİZMET EDİLİR

17Kas
20Eyl
21Ağs