Mehmet USTA

Kevn-ü mekan...

Mehmet USTA

  • 696

Gün- ay- yıl- zaman- vakit- takvim... tüm bunlar nesnel- batınî kavramlardandır.

Yüce yaratıcının, yaratılmışlar üzerine takdir buyurduğu, tayin ve teberru kıldığı, mücerred manada âvân(vakitler) dilimidir.

Hulk-cibiliyet(yaratılış) hikmet ve sırları üzerinden ele alınıp değerlendirilir ise zaman; yaratılmışlar açısından son derece muteber, ehemmiyetli, önemli, zerre-i miskal ziyan edilmemesi gereken mücevher hükmünde kıymete haiz bir kavramdır.

Yine "ömür sayılı nefeslerin toplamıdır" sır ve gizeminde tefekkür edilecek olursa takvim; elmas mesabesinde değere sahip "vakit- mühlet- vade- müddet- ömür" babından zaman mefkuresi olduğu anlaşılacaktır.

El-hak... (Ankebût 61) ayetiyle buyurur ki; Şayet o inkârcılara, "Gökleri ve yeri yaratan, güneşi ve ayı yasalarına boyun eğdiren kimdir?" diye soracak olsan, hiç tereddütsüz "Allah'tır" derler. O halde haktan nasıl yüz çevirirler?

O halde; halkolunmuş(yaratılmış) beher nesneler için ta'yin edilmiş bir yasa, bir kural, bir cetvel, bir takvim, bir çizelge, bir yönerge vardır- konulmuştur ve el-hak; bu nesneleri "yasalarına boyun eğdiren" hiç şüphesiz Cenab-ı HÂK'tır.

Binaenaleyh kutlu, kutsal, mukaddes, muteber ve müesses olan zamanlar- zeminler- mekanlar değil, yalnızca HALİK-I KAİNAT'tır.

Bu itibarla zaman- zemin- yer- mekan- ay-güneş- gün- gece-ay- yıl- takvim, yaratılmış cümle mevcudat için mukadder bir ömrün kaldırım taşları, basamağı- vasıta ve araçlarıdırlar.

Takvim dediğimiz kavram; bu yönüyle ele alınmalı, değerlendirilmeli, yerinde- zamanında- yönünde ve istikamet üzere tasarruf edilmeli, faydalanılmalı, kullanılmalı...

Hayat-ı Uhrevinin tarlası mesabesinde, fani Dünya imtihanımızı kazanmaya dönük, insanlığa bahşedilen nimetler silsilesinden görülerek, hamd ve şükürle aşlanmalı- işlenmeli- nadas edip sürülmeli, sürdürülmelidir.

Kesin olan şudur ki; açık hüküm ve delillerle Cenab-ı Yaratıcının kutsaliyet yüklemediği, mübarek ve muteber kılmadığı vakit- saat- zaman- gün- ay- yıl- ölçek- takvim gibi mücerred kavramlara, yaratılmış hiçbir beşeri güç, sistem veya düzen kutsallık atfedemez, kazandıramaz, yükleyemez.

Yazarın Diğer Yazıları